ah be babam birgün senin düştügün cektigin o acıları cekse idim sende elini acıp allaha benim ettigim duayı edermiydin benim icin ben rabbimden diledimki ya ver şifasını dik dimdik başımıza yada al yanına ver sabrını bize diye dua ettim babam ama böylesine seni hergün özlüyecegim hic aklıma gelmemeşti babam o kızmlarını özledim hanı akşam kızardın ya sabah oluncada öperek uyandrımanı özledim babam bu nasıl bir his nasıl bir duygu hiç icimden silinmiyor cıkmıyorsun cocukken senin yaptıklarını buyuyunce anlıyorum bıraktıgın o kucuk kızım bak 17 yaşında oldu derdin ya ceketimi satayım okuyun diye ablamın kucagında iken dilanım ablam cok cırkin demişti ya sende konuşamayacak o durumda bile cok güzel demiştin ya gözlerinden boncuk gibi damlayan göz yaşları icinde o torunun cok güzel oldu babam inşallah hemşire olacak o torunun ve bunlarda senin sayende herkes diyecek halit in torunu hemşire oldu ah be babam yoklukta buyuttugun evlatlarını bi görseydin varlıkta iken kızıyordun ya bana hep diyordun ya o dedigin hep aklımda eşe dosta hep söyluyorum cok degiştim babam cok uslandım tövbe ettim herşeye şu halimi bi görsen babam sen bile inanamazdın adam olmaya calışıyorum babam bıraktıgın bayragı gururla taşıyorum kimseler yıkamaz yıkılmamda cünkü ben senin oglunum babam felegin o cemberinden gectim azraile dikildim ama kimseye egilmedim babam senin gibi hep başım dik anlım ak benim bu aralar sanırım kavuşacagız gibi bi his var icimde arada sırada yokluyorlar gibi babam sanırım az kaldı sana kavuşacagım gün ve ben o gunu iple cekiyorum babam
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta