ey para sevmiyorum seni
varlığın azdırır köhne bedenleri
kudurtur açgözlü zalimleri
yokluğun süründürür alnı terli işçileri
kudretin titretir alemleri
ama yoktur vicdanının adaleti
kızgınım bu sabah yağmurlarında
çıkıp da yürüdüm kaldırımlarda
ıslanacağımı bile bile
almadım şemsiyemi yanıma
hem yakışmıyor şemsiyeli dolaşmak
yürek yangını çekerken adama
gecenin şiiri
neden güneşe dair olur bilir misin, dedi adam
varmaktan çok beklemeyi istersin
varlığındansa yokluğunu seversin
mutluluğun canı cehenneme, dedi adam
Hande’ye…
Bir kalp kardeşliği bizimkisi
damarlarımızda aynı kan
aynı ritimle dolaşır
acı çektiğinde birimiz
sıcak bir kan damlıyor yaralardan
orada, yüksek dağın yamacında
ayrılıyor gözler gözlerden
kalbi duruyor zamanın
saniyeler giyotin bıçağı gibi düşerken
vakit çok erken
mevsim değişmeden
güllerim soldu
çiçeksiz kaldım ben
güneşi görmeden
hayat kaç gündür diye sormuştun ya
ben de bir gündür demiştim
o gün hem de bugündür
ölüm kaç gündür diye sormuştun ya
ben de gittiğin günden sonrası demiştim
kaç asır olduğunu sen düşün
dokunsam ağlar mısın hayaline
hisseder misin kalbine tutunan ellerimi
bir ip cambazı gibi
aşkının sırat köprüsünde gezinen ruhumu
cehennem ateşinden çekip de alır mısın
her kiracıdan geriye kalan kırık duvarlar
dökülmüş boyalar
çatlamış camlar
kirletilmiş mobilyalar
ve tutulmamış sözleri
parayla ödemeye çalışmalar…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!