hani kumdan kale yaparsın bir deniz kıyısına
süslemesini sevgili yapar
o ince işçiliği
tam hayallerin ele avuca gelecekken
yıkar ya dalgalar
en güzel dünlerimiz mazide kaldı
takvimler duvarı
sen ömrümü
tükettin gittin
yıldızlar saçına taç olacaktı
saat on ikiyi geçince
bi esneme geliyor hislere
saat on ikiyi geçince
ninnim gibi gelsene
kirpiklerin sileceği olmuş gözlerinin
bakışlarındaki çekmecede hatıra diye sakladığın
siyah beyaz bir film
şerit çeker aşka
gecenin apoletlerini sökelim
her yıldız
emir eri olsun karanlığına
ay, sarıya çalınsın
günahın benim
belki sen de özlersin
unutana dek
umut diyorduk ya hani eskiden
hep sonsuza denk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!