Yaylası otlağı bıraktı anı
Ardı İdris dağı tepe üç yanı
Konar göçerliğin gelince sonu
Sürdük sürüleri yol Kozayağı
Kaba çalı önü ilk konak yeri
Bir gider bir gelir aklı
Sırı gizli onda saklı
Bacağını yara yapmış
Asar gider çakıldaklı
Bebe gibi oyuncaklı
Dalgalı havada vurgun vurdular
Çıktılar karşıma gülüp durdular
Benle gülen beni satan namertler
Benim hallerimi elden sordular
Ektiler yüreğe kara biberi
Dam üstü ak çoraktan
Oda yağlı topraktan
Harpıç altına serdim
Hem çırpı hem yapraktan
Çürümüş damda mertek
İtlerin ardından giden sürüler
İt seni boğazlar dönde geri gel
Büyülemiş seni sahte periler
Haysiyet atına binde geri gel
Senin özün bunu kabul edemez
Vurdum ayağımı saçmalar yaktı
Yıllarca yaramın dert suyu aktı
Akan ayağıma en büyük merhem
Merhemim olacak dostlarım yoktu
Markuss hastanesi uzak bir yerde
Pişince kabarır buğday hedikte
Bir olalım lafı kaldı gedikte
Birlik çağrıları sözde yapılır
Duymadılar öze bakın dedikte
Yem olursun sapa yolda yürüme
Eğilmeyen bir çeliktir
Kalbi temiz saf melektir
Kötülere tunç bilektir
Efendilik efeliktir
Dul yetime sahip çıkar
GERÇEĞİ GÖRMEYEN KÖRE BENZERLER
Nedense batarım birilerine
Fikirler ters, cahil sürülerine
Allah için bakın verilerine
Gerçeği görmeyen köre benzerler
Aşka düşmüş yanar yollara düşer
Tırnağıyla yolun tozunu eşer
Aşkın ateşinde kavrulur pişer
Kalkar gider yola gül Anamaslı
Yörük aşkı sarmış bedeni teni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!