Kurtlar sofrasında aslan sütü sağarken onlar,
biz kusuyoruz bu aymayı.
Sol kaburgamızdan sağımıza göçüyoruz,
yurt bildiğimiz sankilerle.
Şimdi seninle,
zamanı tersine fırlatmak istiyorum;
Çocukluğumuzun hatıralarına doğru yaşlanarak...
Niyet ettim,
köz aldım bir peygamber ateşinden.
"Duru kalbimizin düğün gününe az kaldı" diyor zanlı bir kader yemini.
Hay’da hû’da mühürlenmiş ortak bir seyyahlığımız var bizim,
Eğme o mağrur başını,
diklen bu cellat hayata!
İşte bunu iyi belle:
Ellerini bırakırsam,
ikimiz de bir kuyuda infaz ediliriz gibi...
Kayıt Tarihi : 2.10.2026 12:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!