Yol bitti sanmıştım,
meğer ben yavaşlamışım.
Ayaklarım
toprağa bir sır verir gibi basıyor artık.
Koşmuyorum.
Toprak acele etmiyor çünkü.
İçimde küçük bir ışık var
lamba değil,
güneş hiç değil.
Külün altında saklanan
utangaç bir kor gibi.
Yük sandığım ne varsa
omzumdan değil
adından ağırmış.
Adını bırakınca
taş suya döndü.
Bir dağ taşıdım yıllarca.
Sonra anladım:
dağ dediğim
korkunun gölgesiymiş.
Güneş doğunca
gölge yer değiştirdi,
ben hafifledim.
Şimdi
bir köprüde değilim.
İçimde ince bir çizgideyim,
düşmeden yürüdüğüm
kendimle aramda.
Bir adım atıyorum,
ayak izi kalmıyor.
İsmim suya yazılmış gibi
dağılıyor.
Ben eksildikçe
bir sabah çoğalıyor içimde.
Gözlerimi kapayınca
karanlık gelmiyor;
kapalı bir tomurcuk gibi
ışık bekliyor içimde.
Anladım:
yol gitmek değilmiş,
fazlalıkları indirmekmiş.
Ve nur,
uzaktan çağıran bir parıltı değil;
kalbin,
kendi kendine
yanmayı öğrenmesiymiş.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 11.2.2026 12:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!