Ölüm mü yaşam mı deseler sen ne dersin ben
kolayı seçerim sen zoru seçtiğinde ölmeyecekmisin
Ölüm yok olmaksa dünya cehenneminden kurtulmuş
olursun üzülmen gerekmez sevinmelisin
Bu sahneyi kuran sensin
Yazar sensin yönetmen sen
Hayal gücün erişilmez
Gören sensin bilen sensin
Bu şehre ilk adım attığımda bir şeylerin ters gittiğini
fark etmiştim
İstanbul derlerdi çok güzel bir yer olduğunu sanırdım
öyle düşünmüştüm tam tersi çıktı İstanbul benim için
bir cehennemdi bir ömrü bu cehennemde heba ettim
İnsanlar atalarından gördükleri geleneğe göre
Bir yol izlerler öyle inanırlar neye niçin neden
İnandıklarını da bilmezler merakta etmezler
Sormazlar sorgulamazlar sorgulayanı da
Bir şekilde sustururlar
Dünya kendini süslemiş bir geline benzer elde etmek
isteyenleri zehirler
onları toprağa gömer ve yeni taliplerini bekler sırası
gelene aynı oyunları oynar sen hala uykudasın bu tatlı rüyadan uyanmak istemezsin
Bu terör belasını kim getirdi
Yıktı insanları yedi bitirdi
Hırsız olan hortumlayıp götürdü
Hırsız olmayanlar söyle ne yapsın
Benim ölümüm yaşamımdı yaşamımsa ölümümde olacaktır
Ben dünyadan bir hayır beklemiyorum hayır olan yerde savaşlar
yok sayılmalar alaya alınmalar aşağılanmalar olmazdı bu sebeple
dünyayı bir tımarhaneye benzetiyorum
Tanrıdan tek dileğim aptalların arasından beni
kurtarmasıdır
Aptallar hiç bir şeyden habersizdirler bilge geçinirler
bilenlerinde sabrı taşabilir başlarına daha fazla bela almamak için bilenler ölmek isterler aptalların değişmeyeceğinden emindirler aptallara da sıra
gelecektir
Dert verip derman aratan sensin derman olacak
olanda yine sensin
Dertlerle bizleri ezersin üzersin halden hallere sokarsın
beni görün beni bilin beni tanıyın inkar etmeyin var olan
bir olan yalnız benim dersin
Huzur bulamadığın her yer senin cehennemindir
Cehennem ruhla ilgilidir ne zaman ne mekan fark
etmeksizin ruhun çektiği azaptır
Cehennem senin içine düştüğün seni darma duman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!