Aylardan ağustos ayın onunda
Saat sabah onla on bir arası
Bir yakınım sessizce salona geçti
Kızım feryat etti bildim ki göçtün
Olan ommuş sen dünyadan göçmüştün
Koça dünya başıma yıkıldı gitti
Gitmezmi ola bu başımın dumanı
Doğduğumdan beri bırakmaz beni
Her gün efkarlıyım her gün dertliyim
Bitirdi bu dünya kocattı beni
Yaralaarım gizli dıştan görünmez
Kokuşmuş ölülerin içinde yaşamaktansa ölüm
benim için tek kurtuluştur
Ölüler dirileri de ölü bilirler ölü olmadıklarını
fark ettiklerinde dirilere düşman olurlar
Var olalı Hakkın yolun izledim
Bir sevdaydı yüreğimde gizledim
İnsana hizmeti Hakka bilerek
Benim özüm sözüm Hakka ayandı
Bir başıma kaldım Hakkın yolunda
Kolayı seçenler kaçıp kurtulacağını sanırlar
Nuh peygamber oğluna gel inan gemiden
hariç her şey yok olacak dediğinde ben bir
yüksek dağa çıkar kendimi kurtarırım demesi
bir işe yaramadı şimdide öyle diyenlerinki
Bizler ülkesine iline memleketine bakmayız
hal ve davranışlarına bakarız
Nereli ve neci olursanız olun bir binanın içinde
parçalara bölünmüş bir birlerimizi tanımayan
parçacıklarız
Kolay olan yol değildir kolaya kaçmaktır
Kolay olan yol seni şeytan yapar sen
Farkında bile olamazsın
Hakka giden yol engellerle dikenlerle örülüdür
O beni ölmeden öldürdü dirilerden saydı onun içindir ki
yaşar görünmekteyim
Yaşamak için önce hür olmak gerek hürriyeti verecek olanda
ancak odur
Terörle mücadele deyip şehirleri yakanlar
Çıkıp saraylardan yüksek bakanlar
Kendi çıkarları için böyle yaparlar
Saltanat davası koltuk davası
Halk barış dedikçe neden duymazlar
Konan benim göçen benim
Beni görmezsin ben dersin
Benlik beni inkar demek
Benden gayrı İlah mı var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!