Anne
ismini
göğsümün arasında sıkıştırarak ve sıkıştırarak senin sevgini, hep olduğun anlamları taşıyarak her ana ve sanrısal bir yokluğa doğru
ve yaşayarak yürümek tüm bu gidişleri anne,
gidişleri anne gidişleri anne gidişleri anne
sayıklayarak susuyorum
Uyuyordum, bazı kuş sesleri ile o bazı gecelerin içinden geçen kanatların, rüzgarda verdiği devinimi bile duyabileceğiniz kadar sessiz olan uykumun alt kattan gelen gürültüler ile bölünmesine uyandım gerçi çok da derin uykuda olduğum söylenemezdi, kuş seslerinin rüzgarda verdiği devinimi hissedebilecek kadar kaygan bir yerindeydim uykumun ancak ses rahatsız edici olduğu için yataktan aniden doğruldum, karşımda duran asılı aynaya yansıyan ve yukarı aşağı doğru kabarmış olan enine dalgalı saçlarım ile birlikte sol taraftan sokak lambası ve sağ taratan gelen salondan yansıyan mor gece lambası arasında kalmış gri, ifadesiz ve merak dolu, şişmiş hayret verici gözlerimle aynaya bakarken alt kat komşuma koşarak inmem gerektiğini düşündüm, ayağa kalktım henüz yeterince dinlenemediğim için ayak bileklerim sızlıyordu, koşmayacaktım ve dış kapıya doğru yönelirken ayak bileklerimin sızlmasına ikinci derecede sebep olan siyah ve baldır kısmı asla bedenime göre yapılmayan özel tasarım çizmelerimin ne kadar can acıtıcı olduğunu hatırladım, insanlar böyledir ama size özel olarak üretildiği için bir eşyanızı sevmeniz, rahatsızlık vermesine rağmen mümkündür.
Gri çelik dış kapıma yöneldim üzerime almayı unuttuğum ceketim kapıdan beni hareketsizce uğurlarken kapıyı kendime doğru çektim, kapı kapanırken ceketimin cebinde yer alan yedek anahtarımın hayatımın tam da o andaki işlevsizliğini saniyeler içinde ve uzun uzun anlayarak çoraplarımın mavi bir okyanusa benzediğini ve kapının önünde duran ayakkabılık içinde sadece kahverengi uzun ipleriyle bacaklarıma kadar uzayan bir sandalet olduğunu hatırladım, bazı uzun sandaletler sabah 04:00 te ve hava ayaz iken okyanus mavisi corapların üzerine uygun olmadığı için size uygun olmayan eşyalarmış gibi anılsalar da baldırlarımı sıkan özel tasarım çizmelerimden daha faydalıdırlar benim için, kullanım koşulları bazen uygun değildir, eşyaları veya zamanı ancak aslında zaman -kendi içinde- her zaman değerlidir; değerli sandaletlerim ben, enine doğru dalgalı saçlarım ile alt kat komşumun kapısına doğru ilerledim, bileklerim ince olduğu için kapıyı yumruklayarak çalmanın iyi fikir olmadığını düşündüm ve işaret parmağım ile alt kat komşumun ziline uzun uzun bastım, kulaklarımda aynı kuş 2 sn boyunca değiştirebildiği ritmini 30 sn kadar sürdürdü sonrasında kapıyı uzun boyu ve yakalarını yukarı doğru kaldırdığı gömleğinin tüm düğmeleri açık ve açık kalan gömleğinin içinde beliren göbeği ile birlikte daha önce görmediğim ve neden görecek olduğumu da bilmediğim 40 yaslarında bir adam açtı yüzüme doğru bakıp buyur dedi, öfkeliydim, uyuyamıyorum dedim söylenebilecek onlarca kelime arasından sadece kendi şikayetimi dile getirmek için okyanus mavisi coraplarımla aşağı indiğime ben de o an şaşırıyorken alt kat komşum henüz tamamlayamadığım düşüncelerimi bölüp; uyuma o zaman diyerek siyah çelik kapıyı yüzüme kapattı.
Uyuyamıyordum ayrıca anahtarlarım askıda kalan montumun cebinde olduğu için o saatten sonra evime de giremeyecektim. 3 kat daha aşağı inip 7/24 açık olan tekele uğradım. Anahtarımı unuttuğumu ve eve girmem gerektğini söyledim, tanıdık çilingirci çağırdılar, ayaklarım üşüdü, sandaletler temiz ve sıcaktı, çilingirci geldi 3. kata geldiğimizde ev sessizleşmişti, göbeği düğmesiz olduğu için bana doğru bakan adamın artık uyuyor olduğunu varsayarak evime doğru çıktım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!