Akşam 17:00 gibi bahçede oturup bir kitabı okumaya devam ediyordum (Vakit başka nasıl geçirilebilir ki?) .
Bir patırtı geldi, baktım; bir güzel kız: Ecem.. Koşuyor ama bana doğru değil, apartmanın arka tarafına doğru.
Bana bir selam verip rüzgâr gibi geçiyor. Arkasından bakıp kalıyor ve bugünleri yaşadığım için kendimi memnun hissediyorum.
Ne tatlı şey bu küçük yakınlar...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



