Sessizliği öperek paslı dudaklarınla
Hudutsuz lügat sarayından
Bir ismini bıraktın bana.
Yudumlayarak damla damla hicran sularını
Aradım seni;
Kâh bir çöl kah bir buz ortasında
Şimdi suya doğru çağırıyor İlarya,
Gönül evrenimde sıkışan ihtizazı sesinin
Böylesine bir yangın bize göre değil!
Görebilseydim simânı hakikat penceresinden
Bir kuş olup narince ötüşürdüm pervazlarında
Mehtâbın hülyasıyla avutulduğum yeter!
Terk edip gitmiş beni uzaklara onurum
Taze bir pervâneye bırakıyorum yanmak tahtını
Senin sularında boğulmaya geliyorum
Aldanma yüzümün edepsizce güldüğüne İlarya!
Her gece bir derya olup akar,
Gözyaşlarım kalbimin sarnıçlarına
Bir lahza eritsen hırçın dalgalarında
Kalbime doğru sivrilen gururunu
Denizin kıyılara vurduğu umutlarını
Yeniden kuşansan
Boşaltsam içime göz bebeklerini
Mutluluk bir yılan gibi dolaşsa vücudumda
Bir kere de biz içsek şu kavuşmak zehrini
Kovalıyor birbirini saatler İlarya!
Bize inat uçuşuyor takvim yaprakları etrafta
Bir anne gibi besliyor, tufanı yüzümde zaman
Yıpranmış, tükenmiş tenimde
Deli bir isyana karışıyor bahar
Biliyorum, sınıyorsun kıtalar ardından
Reçineye sevdalı karıncalar gibi
İzliyorsun biliyorum!
Müstehzi gülüşlerle beni,
İnat kehribarından
Yanmak yetmez diyorsun İlarya
Söyle! bir de boğulmam mı gerek?
Öldürmek için mi yaşamın başladığı yere,
Suya doğru çağırıyorsun beni?
İlarya! anlıyorum seni;
Daha sağlam olsun diye suya bırakırmış demirci
Aşıklar ordusundan bin can almak için çeliğini
Yanmak yetmezmiş şimdi anlıyorum
Berrak sularda bulmak üzere seni,
Daha çok sevmeye geliyorum...
Kayıt Tarihi : 10.7.2021 00:39:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Su kenarında başlayıp su kenarında biten bir hikayenin şiiri.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!