Saçlarından dökülen gecebaz karanlık,
Soluğumu kestiğim uçurumdar hece
Dudaklarında saklı suskunç ve serin bilmece
Hiçbirzamanımın en güzel vakti
Tiktakları vuruyor en sancıdar ritimle
Aşk, çentikli yara, solukzar sızıntı
İlga edelim saatleri, kibirli zamanları
Şiirin kanayan, sırdaş mısrası gibi,
Ne yaşatır beni, ne de öldürmeye kıyar
aksinle tamamlanır eksilgen yanım
Seninle ikimizlenmek diyorum, ne tuhaf şey
Ellerini tutsam, gökyüzü yeryüzüne ellerinecek
Hüzüncül yağmur usulca yıkarken kaldırımları
Kanımda ne kadar nehir varsa hepsi tersinecek
Ben ki yüzme bilmem, boğulgan bir aşığım
Kirpiklerinde sallanan damlasar kederi
İçsem şarap niyetine, göğe çıkar mı aklım?
Gözlerinin içinde yüzgörümlük deniz
Sen bana "gitme" dediğin titrek-sesinle
Vurdun içimde ayaklanan gitmeleri
Kelimebaz şairin verdiği son nefes gibi
Ben seni uzaklanırken bile sevebilirim
İçinde sevinçle kaybolduğum kimsesiz ormanlar
Nereye kaçsam, ayaklarım inadına sana adımlanır
Şimdi al beni, sakla o kuytu kalbistanına
Bir daha hiçbirzamanım bulamasın izimi
Ertan Hurmanlı
Kayıt Tarihi : 24.10.2026 02:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!