I.
Piramidin şaşalı gölgesinde oturmuş Babil'in asmalarından gelme üzümleri yiyordu bilmem kaçıncı Firavun.
Henüz Musa kılıcını yeni bırakmış Nuh havada kara bulutlar görmemişti.
Bir köle tadına bakma gafletine düşmeseydi eğer "Tanrı'nın kapısı"(Akadca / Babil) açılıp, yıkılmayacaktı.
II.
Biz bildik ki: Bir avuç toprak alıp yerden Agdistis'in (toprak tanrısı) izniyle savurunca gökyüzüne, Demeter'in/Ceres'in (tahıl tanrıçası) bereketi sarar Cybele'nin (dağlar) eteklerini...
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Devamını Oku
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..




Socratesin asılma sebebi, savunmasında saklı bir inanç vardı. Aklıma gelenler kısmından.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta