İki Şeytan Şiiri - Eray Karaöz

Eray Karaöz
19

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

İki Şeytan

Artık yürümediğim sokaklar var,
Yağmurun düşüşünde gördüm.
Kaç kere inkar edip
Kaçında itirafa gittiysem,
Kendimi şehirlerden şehirlere
Kaç kere sürdüysem
Öğrenemedim dökülmeyi
Zincirli bir pencereden.
Atlatılır sandım kesikler
Kesilip atılarak,
Çizikler geçecekti
Ben çiziktirdikçe hatta.
Dolmadı kuyular fakat,
Düşsem de defalarca;
Aklımın bir köşesi umutlarla
Dolup
Dolup
Ve dolup
Taşıyor olsa da.
Sancının durulmasına kandım;
Ama ben yara değil, akan kandım.
Ne bir damar bulunur artık
Ne pıhtımdan eser,
Omzun üstünde hapsoldukça bu ser.
Ve bu,
İp üstünde durmaya alışmaktan beter...
Asıl fail bensem eğer, ilan ediyorum,
Bu hâle yalnız başıma düşmedim ben;
Dirayet maskesini kazıyorum yüzümden.
Alabildiğine pus, ufuk görünmez oldu.
Kestim adım atmayı ben de bu yüzden.
Duyacak tek insan yoktur etrafta diye,
Haram ettim kendime imdatlar dilenmeyi.
Şimdi ne yürümek becerisi
Ne de çığlığıma verecek
Bir ses kaldı bende.
Okumayı bilmezdim, yazmayı da unuttum.

Artık yürünmediğim sokaklar var,
Yağmurun bitişinde söndüm.
İki şeytan koynumda suratıma bakıyor,
Sıkıştıkça yüreğim
Kan, gözlerimden akıyor.
Ben ve ay,
Çoktan ödedik yarının haracını.
Seğirtiler kaldı dünlerimden geriye.
Mahsuru yok dedim, gelsin bırak da.
Alışkınım griye.
Bazen bir yolun karşısından parıldar
Bazen müzik olur, kulağımda tıngırdar.
Sonu varsa eğer, günün sonunda
Bulur yatağın en yalnız,
Uzak köşesinde beni.
Bazen gamze olur, oyulur yanağıma.
Pençesini batırır, çıkarır ve hırıldar.
Hepyek atar bahtım rengarenk masalarda,
Masallarda unutulan, bir parça benden...
Mahsuru yok, dedim, unutulur masallar da;
Mahsuru yok, dalgaları aşarız bu sallarda.

Artık sürünmediğim sokaklar ve
Sürülmediğim tuvaller var.
Yağmurun dönüşünde kördüm,
Yalnız sesi anlattı dönemeç kederini.
Pek çok bulut aktı,
Geçip gitti üstümden.
Ufak ufak taşlara,
Takılıp da düştüm ben.
Suniydi fısıltım ciğerden sökülürken.
Şifası yok mudur peki ben gibi hilekârın?
Ki bir yolunu bulup kurtulayım kendimden.
Gazel hışırtı etti
Aşındıkça ağaçlar.
Turuncunun sesi mest etti yüreğimi.
Ama,
Güzellik ocağının ağzında hüzün yanar
Güzel sandıklarımın hepsinde haşinlik var.
Olsun, ben olsunda teselli oldum hep.
Olmam dediğim neler neler varsa oldum.
Kâh çalıntı tahtların tepesine konuldum
Kâh tutuldum kancaya balıkçıya yem oldum.
Kancayı söküp atmak kolay olmadı elbet,
Dilimi parçaladım, gözlerimle söz oldum.
Kayacak biliyorum,
Kayacak yine.
Şeytanlar portresine.
Bırak karşı koymayı,
Direnmeye yeltenmeyecek bile.
Saklı kalmak için örtü arayan kader
Bir kez daha başrol olacak biliyorum.
Sonu varsa eğer, günün sonunda,
Sona erdiği yerde tükenip gideceğim.

Artık süpürmediğim sokaklar var.
Ve yağmurun habercisi rüzgâr,
Uçurmuyor beni vadilerden vadiye.
Donmuş sanki herkes
Zaman bertaraf olmuş.
Uzanıyor yollar şehvetle ilerimde.
Onları geçmeyi ben, dilemesine dilerim de,
Dilekler mefta olur dilimde bilenince.
Sür, hadi sür,
Sürsene arkadaş!
Daha gidilecek çokça mesafe var.
İnandırdılar beni sorgusuz sualsiz
Tavafa muvaffaksın diye iteklendim arkadan.
Rotam çember değil, döngü bir iftiradır,
Spiralin dibidir varımın hazin yoku.
Eksenimde yine, alçak duvarlar var.
Yüzümdeki alevin çıtır çıtır sesine
Çatırdayan kemiklerin hepsinde;
Yüreğe korku salan, buruk bir zarafet var.
Çirkin bir iş bu; yumuşamaya,
Tereddüte, özre ve amaya gelmez.
İki şeytan, ikisi de birbirinden sefil.
Ne yazar?
Ben ikisinden de sefil...

Artık kürümediğim sokaklar var.
Kara karıştı yağmur,
Karardıkça gök, alnım ve bulutlar.
Sahi, dedim.
Sahi, neyim kaldıysa geri, hepsi alaşağı.
İki ömrüm olsa, yok adam olacağım.
Kuyu bulayım derken mataramı düşürdüm.
Şimdi iki şeytana, üçüncü olacağım.
Amma olamam.
Gerekirse takışırım üç cümle öncemle de,
Gerdiremem boynuma nişanını şeytanın.
Mavi beni sorarken kırmızıya varamam.
Kaçmaktan kaçılır mı deme bana ne olur.
Kaçmayı ev belleyenlerin sancağı
Elime mühürlüdür.
Bundandır kaçamam, kaçmaktan kaçmaktan.
Söyle,
Çiy düşer mi bana yaprağa tutunursam,
Yoksa hava biraz fazla mı ayaz kalır?

Artık tükürmediğim sokaklar var.
Artık kimsenin kiri, günahı değilim.

Eray Karaöz
Kayıt Tarihi : 15.3.2026 03:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!