İncinmesin yeter artuk havai fişeklerle çocuklarımız,
Kızlarımız yanmasın molotof kokteyl/lerle;
İki bin dokuz artık yeter git git...
Bize iki bin onu gönder beyaz bir sayfa açılsın.
İki bin onda yurtta sulh cihanda sulh andımız.
Nalanı al Handanı gönder! ! !
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




SADELİĞİYLE O NASİHAT İKAZLARI VE DÜNYAYI DOĞALLIĞIYLA KABULLENMEYE DAVET TÜMCELER TECRÜBELİ BİRKİMİNİZDEN BİR RESİTAL!!!!SAYGILARIMLA-SANKİ HYDE PARK ŞEREF PLATFORMDAN TÜM DÜNYAYA SESLENİYORSUNUZ!!!GELMİŞ GEÇMİŞ ŞİMDİKİ İNSANLAR BİR MAHŞER PLATFORMUNDA SİZ BİR SADE AFYON MERMERİNDEN KULEDE KARTANESİ GİBİ DÜŞÜYOR SÖZLERİNİZ MAHŞERİ ALANIN GÖKYÜZÜNDE YANKILANIYOR!!!SAYGILARIMLA
Birinin sesi
Gel, dedi yunusa
Bu gece ay gecesi
Deniz çarşaf gibi
Çok dikiş var dikilecek
Başla hadi
Nasıl yaşanır dünya
Bunca yırtık sökükle
Kim bu hanenin hanınmı
Her yer kir pas içinde
Baba suya sabuna dokunmadı mı
Bu da neyin nesi
Toprağı yeşert
Gök yüzünü ağart
Dalgaları çitile
Hadi durma
Sevgiyle ama
Koymayı unutma
Ne kadar sökük varsa yürekte
Başladılar dikmeye
Hem de
Sahildeki çocuğun
Gözleri önünde
O gece herkes
Barış gibi
Kardeşlik gibi
Su gibi
Bir şarkı söyledi düşünde
Çocuğa
Gel, dedi annesi
Bu gece bulut yok
Gökyüzü ayna gibi
Uzat avuçlarını
Yıldızlar dökülecek
Ay kalaylanmış kap sanki
Annenin okşuyordu sesi
Çocuk sandı ki
Türkü söylüyor gülüşünde
Türkü dokuyor annesi
Anneniz,
Çocuk, yunus siz
Ay ve deniz
En güzeli hangisi
Bilemediniz
Sizsiniz
Seviyorsa yüreğiniz
Siz en güzelisiniz
Yoksa siz
Güzel değil misiniz
MAHMUT NAZİK
12 ŞUBAT 2008
MERSİN
Duyarlı yüreğinize sağlık hemşerim kutluyorum selam ve saygılarımı sunuyorum
selami
inşallah.yüreğinize sağlık.güzel bir yıla erişelim göz yaşı olmasın hiç bir kulun gözünde.anlamlı dizeleri kutluyorum.
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta