Ağlayarak doğdum ben,
İnsanoğluyum…
Yalnız öleceğim,
İnsan evladıyım ben…
Geçtik dünya hanından,
İçtik suyundan,
Yaşadık en gamından…
Ne zalimler gördük,
Ne yaralar aldık!
En çok canımı alan
Tanrı olmadı benim;
Canımı yol etmiştim
Dost sandıklarıma…
Yoluma yoldaş bildiklerimden
Ne canlar yaktık bu dünyada,
Kimini bağrımda taşıdım,
Kimi hançer oldu sırtımda.
Kor olduk, kül olduk.
Kül idik toprağa gübre olduk…
Yüreğimin mezarlığına,
Kaç insancık gömdüm.
Hiçbirine gübre dahi olmayız artık…
Oysa çiçek açacaktım
Hepsinin mezarlarında,
Bir dal olup uzanacaktım
En karanlık baharlarında.
Onu bile çok gördüler!
Çiçeklerimi soldurdular,
Köklerimi kuruttular,
İçimdeki son baharı da
Birer birer öldürdüler.
Ben yine de sustum,
İçime gömdüm sesimi.
Her gidenle biraz daha
Kaybettim kendimi.
Ne çok insan geçti içimden,
Ne çok mezar kaldı geriye…
Ben herkese bir çiçek oldum,
Kimse dönüp bakmadı geriye.
Şimdi söyle, ey dünya,
Bunca acıdan sonra
İnsan kendine nasıl kıyar da
Kendi mezarına sığar?
Ben başkalarının mezarında
Çiçek açmak isterken,
Söyle şimdi…
Ben kendi mezarıma
Nasıl gömülürüm?
Kayıt Tarihi : 21.10.2026 02:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!