Severken elleri acıtırdı sert adamın
Oysa ben tutup kaldırınca dağılan kurabiyeler gibi
Daha az evvel dağıldım
Çay yaprağı burukluğunda öpüşler,
ıhlamur rengi kuytuda.
Doğmasa gün keşke, tan kızıllığının üstüne
Teslim miydik yoksa aldanış mı?
Bilemedik neydi?
Uçardı yaralarımın kanatları
Süzülür gökte
Tüy kadar hafif
Kıl kadar ince
kadar bir ahlak
ve o kadar bir irade
Utanma dedim sonra kendime
İnsana has şeyler bunlar
Sevmek, özlemek, düşlemek
Hafife alan kimse
kendini hafife alandır
Soldurma sen yüzünü
Anlatmamayı seçiyorum
İnanmamayı seçtiği gibi.
Seven inanırdı
Öyleyse yalnızca seven anlatır
Sevmemeyi tercih ediyor
Tutmasak ellerimizle zamanı, sığdıramazdık..
Bir ömür yaşanmamışlık , on saniyelik bakışa sığar mı?
Sığmasa dağılacaktık..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!