Yanmayan sobamızın sıcak yüzünde,
Isındık ellerimiz birbirinde.
Sürgülü kapımız kapanınca üstümüze,
Karanlık az gelmişti sıcak yüzümüze.
Sürgüleri kapanınca kapıların,
Açılmıştı, gönlümüzün sürgüleri.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Soba neymiş ki, ciğer tüterken.. Küçük ceylanınız kapı arkasında bekliyor olabilir Üstadım.. Kutlarım.
Irmak olmuş yüreğiniz...
Sevdalar gürleyerek akıyor, derya gibi gönül ovalarını suluyor.
Tebrikler hemşerim. Susmasın kaleminiz.
Selam ve saygılarımla
zevkle okudum kutlarım muharrem bey, kaleminize sağlık...
Güzel şiirdi Muharrem Bey,
aynı duyguları kapınızın sürgüleri dışa açılmışken ve sobanız yanarken de hep aynı tatta duymanızı dilerim.
Güzel şiirinize ilk tam puanını,size de saygılarımı bıraktım efendim,
Ünal Beşkese
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta