Göğüs kafesimde solmaya mahkûm edilmiş bir bahçe var,
Toprağı çatlamış, yaprakları çoktan sararmış ve yorgun.
Sussam; ruhumun duvarlarına çarpar sessizliğin çığlığı,
Konuşsam; dökülen her hece ruhumdan kopan bir parça ağır çamur.
Ne bu sükûnetin boyunduruğu altında nefes alabiliyor insan,
Ne de feryat figan etmeye gücü kalıyor kırık kanatların.
Gözlerimden süzülemeyen yaşlar, gelir de kalbimin ortasına birikir,
Her damlası kurşun ağırlığında, her sızısı dipsiz bir kuyu.
Küskünüm; hem dünyaya, hem zamansız açan bütün çiçeklere,
En çok da kendine yabancılaşmış bu zavallı ruhun haline.
İçimde bir yerler kanıyor derinden, adı konulmamış bir hicran,
Ne yana dönsem gölgem küs, ne yana baksam yollar duman.
Bir cam kırığı batar gibi soluk alıp vermekte hayat;
Ne yutkunması kâr, ne de hayata tutunması mümkün.
Bir yanda susmanın o zehirli sükûtu, diğer yanda konuşmanın çaresizliği...
Kayıt Tarihi : 8.08.2026 23:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!