İçimde bir boşluk var Hira’ dan Spil’ e değin uzanan engin, uçsuz bucaksız lacivert örtülü!
Darmadağın başım dumanlı, sis mi kapladı, pus mu anlayamadım, olan düşmüydü ruh çağırma mı? !
İki değirmen taşı arasında ezilir buğday tanesi içim, mısır tanesi yüreğim un ufak olmuş!
Ne eser bilmem başımda kavak yelleri, sarı sıcağın mavi atlasında koşarcasına; derdi ne, kasveti ne inleyen seranın bilmem, alıç ağaçlarının uğultusuna katmış da duymaz eşek sineklerinin vızıltısını? !
Kulaklarımda bir uğultu, sen de hızla ilerleyen bir otomobil lastiği, ben diyeyim mağaradaki devin homurtusu! ..
Sanki gök ortasından delindi, sel sular gürledi, yer çöktü; kaldım toz duman / dalgalar arasında!
İçimde bir boşluk, Damlataş hafif ve süslü kalır, Yer Altı Şehri Nevşehir’ in!
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam




tebrikler çok güzel bir yazı şiirsel olarak yenilik gibi.. içimizdeki boşluklar hayat ve yaşam şekiller yaşıyoruz işte 10 puanla selamlıyorum..
c
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta