Gidisinden öpüyorum seni
Eserleri
????öpüyorum seni????
Sevdiğim askını helal eyle..
Kalbindeki yerimi azat eyle..
Herkez gülüşünden öper sevdiğini..
Ben gidişinden öpüyorum seni..
Gözlerinin Ela’sından,
Yüreğinin sol yanından,
Kaderinin kıyısından,
Sözündeki yalandan
Öpüyorum seni..
Bakışlarının neminden,
Yüreğinin deminden,
Hayalimdeki yerinden,
öpüyorum seni..
Veda deyip gidişinden..
Bütün hayallerimi yikisından..
Bu askda bir Heves olusumdan..
Canımı yakisindan öpüyorum seni
Beni nasıl üzdüğünü..
Gözümden damla damla düstügünü..
Ruhumun bedenimden çıktığını
Beni öldürüsünden öpüyorum seni..
Bu gidişin dönüşü yok biliyorum
Bir daha sevmem Yemin ediyorum..
Deli sevdam yürek sızım imkansızım..
Seni kalbenden uğurlarken gülüşünden değil..
Gidişinden öpüyorum seni...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!