Gönülden beyâna, ummândan sâhile,
Kökten dala, daldan göğe,
Gökten semâvâta, vatandan gurbete,
Gider insan bir gün İbrâhim vârî.
Damarlardan ellere, samandan aleve,
Alevden küllere, melikten köleye,
Akıp da yol alır insan, “Ol”dan “öl”e,
Gider insan bir gün İbrâhim vârî.
Tohumdan çiçeğe, çiçekten meyveye,
Meyveden toprağa, topraktan O’na,
Harıl harıl koşan atlardan, nefes nefese kalmaya,
Gider insan bir gün İbrâhim vârî.
Zihnî akıldan amele, amelden çileye;
Zaman ve mekânda dem alır mâziden âtiye.
Mâzisiz mâzi, âtisiz âti, evelsiz ebede,
Gider insan bir gün İbrâhim vârî.
Beyazdan siyaha, gölden çöle,
Kalemden sayfaya, sayfadan fikre,
Sadırlardan satırlara, mânâ dokusundan erdeme,
Gider insan bir gün İbrâhim vârî.
Bırakıp da küçük elleri, başka ellere,
Hacer misali terk edip de yâri çöllere,
Mâsivâ'dan Allah'a, önceden ebede,
Gider insan bir gün İbrâhim vârî.
Kayıt Tarihi : 22.07.2026 15:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
22.07.2026 Mısır'a yolculuktan 10 gün öne kaleme aldım, eşim, küçük kızım ve yolda olan oğlum için... Gurbete gidecek olmanın hüznü ile yazılan şiir; Hz. İbrâhim'in (as), Hz. Hacer (ra) annemizi ve çocuğu Hz. İsmâil'i (as) Allah'ın emrinden dolayı çölde bırakmak zorunda kalışından ilham almıştır. Onları çok seviyorum. Allah'ın insana verdiği mana dokusu olan his ve duygularla kalmanız duamla...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!