Dost elinden soran olursa beni,
Daha ölmedi de hasta deyiver.
Gam ile kederle geçiyor günü,
Sevinci unuttu yasta deyiver.
Dönen dolapları aklı almıyor,
Her birisi göz göz oldu kanıyor.
Yaralarım onulmuyor emmoğlu.
Yüreğime alev düştü yanıyor.
Bana merhem sunulmuyor emmoğlu.
Bize kör bakarken işi tıkırlar.
Kırlangıçlar çoktan yaptı yuvayı
Göcekler yekinip sardı ovayı
Çiçek diye kokluyorum havayı
Güzel yurdumuzun baharı geldi.
Yüce dağ başında kar beder beder
Dumanlandı yüce dağlar,
Durumlar güven vermiyor.
Bütünlüğü böler beğler,
Yarımlar güven vermiyor.
Söz her yöne çekiliyor,
Girdim hayat mektebinde okudum
Bilmeyen, bilene sormalı imiş.
Zaman tezgahında ömür dokudum,
Yapıyı, temelden kurmalı imiş.
İşin kötü iken, uğrama dosta,
Kırlangıç döner havada,
Üveyikler dönmediler.
Leylekler gelmiş yuvada,
Üveyikler dönmediler.
Görür idim ara sıra,
İnsanlığın yoluna ışık olmuştur ırkım,
Yaşayan milletlere budur belirgin farkım,
Yok edilmek istenen katıksız arı Türküm,
Çığlığımı duy kardeş, ben Musul’um, Kerkük’üm.
Gene sözde barışın borusu çalınıyor!
Şu garip referandum, bu çağda neyin nesi? !
Gün geçtikçe artıyor, Garbın Şarka öfkesi.
Hiçbir zaman değişmez, ikiyüzlü ilkesi.
Kurtuluşa yönelmez, dinlemez ezan sesi.
İnançlar, ibadetler, yasayla yasaklanmaz!
Bin dokuz yüz doksan bir doksan beşin arası
Kalmadı Müslüman’ın başvuracak çaresi
Açıldı yüreğinde onulmayan yarası
Yaşanan iğrenç olay Batının yüz karası.
Kim demiş Avrupa’nın medeni olduğunu.
Gene yenik düştüm gönül dostuma
Bana diyeceği vardı söyledi.
Kahırla sitemle geldi üstüme
Beni can evimden vurdu söyledi.
İkimiz birlikte durduk kenara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!