İbrahim Maraşlı Şiirleri - Şair İbrahim ...

İbrahim Maraşlı

Kanla beslenen ve pislik taşıyan sivrisinekler
Hayvan maskesi takmış katil yahut işbirlikçi serzenişler
Bir Yahudi çocuğu uzakta patlayan bomba sesini duymayacağı bir dünya isterim
Ve bir Filistinli çocuk yüreğini açtığı bombayı söndürürken onu cennet parklarında gezdirecek melekler
Filistinli çocuk bomba sesi duyar diye kaygı etmenize gerek kalmayacak
Kalmadı da zaten

Devamını Oku
İbrahim Maraşlı

Helak olmanın son yakıcı perdesi alevler içinde çekilmekte
Üzerime sıçrar diye haşyetten patlayan kalbim en ufak kıvılcıma titremekte

Başımı kaşırken gelmez aklıma
gözü doyurmaz iyiliklerim
Vicdanımı kiraya vermişken

Devamını Oku
İbrahim Maraşlı

Gökyüzüm,
Yol gösteren parlak yıldızların nerede?
Sezemiyor gönlüm gideceği yeri
Ve bir başına kalıyor zifiri denizde

Gökyüzüm,

Devamını Oku
İbrahim Maraşlı

Sana bir şiir yazmak zorunda kaldı kire batmış parmaklarım
İfade edemiyor dudaklarım ve şakıyamıyor kuşlar nakaratları

Sana yazdığım şiir açıklayamıyor tek düze anlattıkları
O şiirdenden sonra bir şiir daha ağlamak zorunda kaldı karmakarışık haykırışları

Devamını Oku
İbrahim Maraşlı

Bir duygu geldi üzerime
Tüylerimi ve kıllarımı ürperterek
Ulaşsaydı 1000 sene öncesinde
Belki yüklerdi bir ömürlük görev ve şelalelerden akardı samimiyetler

Gözlerim yaşlı

Devamını Oku
İbrahim Maraşlı

Güneş battığında zifiri karanlık
Olacağını sandığım uçsuz deniz
Görmemiştim seni böyle hiç
Düşlememiştim ayı ve yıldızları
Böyle aydınlattığında seni

Devamını Oku
İbrahim Maraşlı

Karanlığı paslı gözeneklerine kadar işlemiş demirler etrafımdalar
Yanlışlıkla çarparsam çürümüş pas damarlarımda akar
Kara delik gibi hoyratça çekiyor benliğimi yaklaşmasam da
Ne tarafa koşarsam karşıma çıkıyor kan tere batsam da

Karmakarışık bir zamanda açıldı göz bebeğim

Devamını Oku
İbrahim Maraşlı

Siz acıyı nasıl bilirsiniz?
Ben acıyı çorbadan bilirim
Hem de çok iyi bilirim
Çünkü babamın alnından akarken terle dolamayan demir taslarda çorba içmek
Gurur verirken biraz da acı katar çiçek desenli demir kaşığıma

Devamını Oku
İbrahim Maraşlı

Sükunet kokulu bir cuma namazı çıkışında
Kambur bir amca el etti cenaze sırasına
Kimsesiz bir hatun imiş, üç-beş kişi de olsa yollayalım toprağa
Derken çıkan cemaat dizildi tesbih sırasına
Kimsesiz hatun için el salladı bin er, başına
Sevinmiş midir hatun kalabalığa?

Devamını Oku
İbrahim Maraşlı

Bir yetim çocuk hayal et
Eli yüzü kirli, acı acı bakıyor sana uzaktan, üstü başı tozlu, etrafında topraklar
Yada dur
Bir tapınak inşa etmeli
Putların ve büyücülerin sahnede dans edebileceği
Yahut çocuk oyunları oynar koca adamlar ve dans eder kadınlar

Devamını Oku