Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Devamını Oku
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Çocuk olmak vardı bu baharda,
Yine misket oynamak vardı hani,
Yada bisiklet yarışları,
Yada bir sobe oyunu olurdu.
Ufak tefek kavgalarımız olurdu mesela,
Bir tane oyun bozan olurdu hani,
Bilmeden masum hatalarımız olurdu.
Hatalara babaların öfkeli bakışları,
Annelerin ise ‘ne bilsin çocuktur’ demeleri olurdu.
Hayatın bu zorluklarını bilmeden yaşamak vardı.
Mutluluğu gözlerimizden okutmak vardı,
Ufak bir tebessüm ile bedenimize sığmayan bir huzur olurdu ...



