Bir rıhtım ki soluk denizin kenarında,
Kaybolmuş ruhlar var sanki.
Bu rıhtım ev olmuş gibi kendini arayanlara.
Belkide bir şaire, anlam arayan yolcuya.
Denizi izleyenler göze çarpıyor,
Bir ilkbahar sabahı,
Gonca gonca zambaklar.
Umut saçıyor etrafa,
Neşe bekliyor sanki bizden.
Ben ise kalkamıyorum,
Şair bana yaz dedi,
Kalemi kağıda bas dedi.
Kalem kağıda değince,
Devamı gelir dedi.
O gün yazmaya başladım;
Şair bilgili kişidir,
Söze ahenk katandır.
Kelime hamurları ile oynar,
Sanatını ortaya koyar.
Ama bu yaratıcılık değildir!
Cihatta onlar saf aldılar,
Vatan için canı yok saydılar.
Güneş gibi parıldayan alınları,
Bir kere dahi korku ve dehşeti sezmedi.
Onlar aziz şehitlerdir,
Ben sesimi duyuramıyorum,
Bağırsamda duymuyorlar.
Gözleri boyanmış sanki,
Dünya'ya aldanmış hepsi.
Allah'ım yaşamak zor geliyor,
Anneye şiir yazılamaz ki,
Anne'nin kendisi şiir zaten.
Allah'ın nurudur anne,
Şefkatin vücut bulmuş hâli...
Yemez, sana yedirir,
Kalemden akan mürekkep imiş,
Damağımda bir tat var sanki.
Acı ve hüzün ile perçinlenmiş;
Birçoğu, hatrımda var sanki.
Silik de olsa hatrımda imiş,
Takdiri namertlik olana,
Birde bin gün namert bulaşır.
Mertliği kendine kılıf bilene,
Binde bir gün namert dalaşır.
Varlığı ahlak olana,
Kıyas eden her şeyi,
Unutur bazen tek şeyi.
Bazen kendin olmaktır,
Unutmak sonucu helaktır.
Cihandaki her bir kul,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!