Hazar gölü başında,
Bir ağacın altında,
Oturup ağlıyorum
Boş kayığın yanında.
Elazığ’a geldik biz,
Saat aldım Heline,
Taktım sol bileğine,
Sevgilim olsun diye
Kına sürdüm eline.
Oje sürdüm tırnağa,
Düşünmeden kara kara,
Köyden geldim buralara,
Hem pişmanım hem çaresiz
Kapanmışım dört duvara.
Önüm arkam sağım solum,
İstanbul’a düştü kar,
Kombiler yüksek ayar,
Patronlar etti zarar
Kar işçiye kaldı kar.
İstanbul’a düştü kar,
Bir yıl önce köyümdeydim,
Dostlarımla birlikteydim,
İstanbula geldim bittim
Koca şehre boyun eğdim.
Köyde evin reisiydim,
Beykoz-Pendik-Üsküdar-Şile-Ümraniye,
Çekmeköy-Kadıköy-Sultanbeyli-Maltepe,
Tuzla-Ataşehir-Adalar-Kartal-Sancaktepe
İstanbul'un Asya yakası ilçeleridir bunlar.
Bayrampaşa-Arnavutköy-Bağcılar-Sarıyer,
Bana göre değil bura,
Eriyorum dura dura,
Buralarda yaşadıkça
Erişemem ben huzura.
Ben köylüyüm değişemem,
İnsan yerle değişir mi?
Mala mülke güvenir mi?
Candan sevdiği kardeşi
Yargısızca devirir mi?
Eski sevgi atılır mı?
Sohbetlerinde bazen tatlı bazen acı
Gırgır şamata kaynaşmanın aracı
İnsanlara dostluğu aşılamanın ilacı
Melekler Şehri Sürgün Sevda Dost Ağacı
Dostane amaçlıdır gruplarımızın her biri
Kartuş aldım yazıcıya,
Oturtamadım rayına,
Belki oturtmuştum ama
Uymuyordu yazıcıya.
Tamda bir hafta uğraştım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!