Merhameti kurumuş,
Çöle dönmüş kâlbinde!
Dayanağı yalan,
Uydurulmuş kendince...
Gecenin karanlığına koşuyor,
Akşamın ışıkları!
Sarısı kırmızısı,
Yanıp yanıp söneni!
İçlerinde,
Ne renkler var.
Geceler, zifir karanlık!
Yalnızlıkla sarıyor beni.
Bir de hasret var ki,
Olmasın burada yeri...
Her ikisi kollarına,
Evde kal!
Bekleme beni,
Hasret kalayım,
Sana biraz.
Çook sıkılırsan,
Nasıl anlatayım sana Eylül'ü?
Sararıp düşen yapraklarını mı?
Elele tutuşup,
Yapraklarında yürüyen,
Bitmeyen aşklarını mı?
Ya o birbirini eylülde bekleyen,
Haziran'la başladı,
Yaz sanki bu sene.
Eylül'e verdik yaşını!
Eylülü yaşıyorum içimde!
Ruhumda sararan,
Yaprakları döküyor,
Umutsuz Esen rüzgarım...
Arzularım kopuyor,
Hayal ağacımdan.
Ölmeye gör!
Suyun konur,
Hemen ateşte.
Salân için yazın hazır,
Dağıtılır!
Her bir köşede.
Bir orman içinde,
Yürüyor benliğim.
Sarılmış gibi,
Birbirine ağaçlar!




-
Coşkun Arslan
-
Ebru Ercan
-
Abdulvahap Yektir
Tüm Yorumlarguzel eser
kutluyorum kaleminizi ve sizi.tüylerim ürperdi inanın çok güzel yüreğinize sağlık...saygılar
Tebrikler üstadım.gönlüne sağlık iyi günler dilerim...tam puan