Yıl iki bin yirmi bak millet azdı
Azanlar yüzünden Allah cezayı yazdı
Seyreyledik zalimi bize de kızdı
Oruç garip geçti bu ay bayram bu sene
Küfürde haddini aşanlar oldu
Hayaller umutlar başka bahara
Şehir garip kaldı köy garip kaldı
Dostluk muhabbete vermişiz ara
Gönül garip kaldı göz garip kaldı
Yakınlar uzağa düştü bu ara
Dün sabah gidip ziyaret ettim
Yakın uzak dostlar baktım garipler
Arzu hâlim yaradana arz ettim
Yaşlı genç ayrılmaz orda garipler
Ne makam şöhreti görünür olmuş
Bu mudur feryadın bu mudur gamın
Nedir senin öfken söyle geceler?
Baykuşlar ötüyor virane damın
Nedir senin derdin söyle geceler?
Yollar uzun zaman kısa
Yürüyelim gel sevdiğim
Şu dünyayı etme tasa
Yürüyelim gel sevdiğim
İncinirsin inciltirler
Onlar da birer birer
Kabre yolculuk seferler
İster oyna istersen gül
Göçebedir dalda bülbül
Dereler çağlasın akarken suyu
Yolunu gözlerim ben günler boyu
Hissettirme bana sen yokluğunu
Belki bir barakada ya da gölgede
Essin rüzgarlar yanarken içim
Edirne’den Van'a baksan her yana
Hizmetle örülü gözünüz kör mü?
Kuzey Kıbrıs’dan Azerbaycan’a
Bak şu gayrete gözünüz kör mü?
Mazlumlar mağdurlar bize bakıyor
Baktım şu aleme binbir desen de
Bülbül güle bakar gül'de sevdamız
Ben seni çok sevdim işte desen de
Niye böyle olduk dilde sevdamız
Kim ne bilir kimde ne vardır
Bir garip uçuyor gurbet kuşları
Ellerin vatanı olmuyor vatan
Efkar dan kaçıyor gurbet kuşları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!