Bir hesabı kırk kalemle çözülmez
Bu kanunlar âdil değil beyimiz
Garibanlar bu şekilde ezilmez
Bin kalemde fayda değil beyimiz
Tapu fesat kanun hırsız hakem yok
Önceden bütün öfkeni kusup sonradan
Bilmem ki yeter mi bir geçmiş olsun?
Başka var mı acep sözler sıradan
Yarayı sarar mı bir geçmiş olsun?
Ayak başa göre değil uymuyor
Mide boşa göre değil doymuyor
Çakal kuşa göre değil olmuyor
Olur derken bir karşıdan baksana
Sahte çıktı özlerini kaybetti
Yüzsüze astar mı gerek?
Yalan arttı evlek evlek
Utanmadan bak gülerek
Söyler edepsiz yalanı
Bitmez buranın yılanı
Doğruya şaşı bakar dururlar
Tersinden lambayı yakar dururlar
Salya sümük bak akar dururlar
Hakikatten uzak bizdeki körler
Haince kin kahpe gayretler
Karışık sokaklar ahlak arama
Böyle mi olmalı bize ne oldu?
Tuz bastılar tuz benim yarama
Böyle mi olmalı bize ne oldu?
Çocuklar sahipsiz çocuklar boşta
Şükür olsun bugün kurduk salıncak
Dalgalanan bu Türk’ündür sancak
Anadolu’dan hedef turan olacak
Dünyada yankı sözümüz bizim
Tanrı dağlarından Tuna boyuna
Beyaza büründü gelinlik giydi
Şimdi rüzgar eser bizim dağlarda
Bambaşka söyleşir kekliğin dili
Yamaçtan yamaca bizim dağlarda
Rengini boyamış rengini almış
Koyunlar kuzular melerdi orda
Koyunsuz kuzusuz kaldı bizim yaylalar
İsimler yazardık sıra taşlara
Şenliği bitti sessiz kaldı bizim yaylalar
Büklüm büklüm yollar iniş yokuşlar
Köyümde sessizlik bacalar tütmez
Kümesler yıkılmış seherde horozlar ötmez
Sahipsiz sürüye çobanlar gitmez
Bir sitem bakışı var köyün bizlere
Ne kaval sesi var ne de öter güvercin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!