Türk şair, film yapımcısı.
Ortaöğrenimini Araklı Lisesi'nde tamamladı. Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Bölümü’ndeki öğrenimini yarıda bıraktı. Babası ile birlikte film yapımcılığında çalıştı. Yönetmen yardımcılığı, senaryo yazarlığı, Varlık ve Tasarım dergilerinde düzeltmenlik yaptı. Reklam ajanslarında çalıştı. Yeni kuşak şairlerden Hüseyin Alemdar; Oluşum, Varlık, Gösteri, Milliyet-Sanat, Adam Sanat, Broy, Yeni Düşüm dergilerinde çıkan şiirleiryle adını duyurdu. Sinema ve fotoğraf dallarında düzenli olarak verilen Orhon Murat Arıburnu ödüllerinin kurucusu; Hera Şiir Kitaplığı Yayınları’nın kurucusu ve editörüdür.
Eserleri
Ten Kitabı (1998)
Sinema Kitaplığı (1999)
Aşk ve Prelüdler (1993)
Toplanmış Sevgi Ölüleri (1986)
Gecede Gülümseme (1987)
Hüzün Kitabı (1999)
Vakit ve İncelikler (2008)
Ödülleri
Akademi Kitabevi şiir ödülü (1985)
Cemal Süreya Şiir Ödülü (1990)
Attila İlhan şiir ödülü (2007)
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!