DAĞCI
Mayısta yağmur düşer bit pazarına
Aradığın malzeme yok der eskiciler
Sessiz dağlara gidemezsin bu yüzden
Sırt çantanı düzemeden
DAYANACAĞIM
İçine gömüldüğüm duygu
Beynimdeki tümör
Ağrısını yüreğimde duyduğum
Çürük diş
ENLEMLİ BOYLAMLI YAŞAM
Taştan masalar oydular, oturaklar taştan
Oturdular dünya masasına
Önlerinde bir şey yoktu
Kimse bir şey sunmadı onlara
ESİR ŞEHRİN…
O işgal şehrinin insanları ki
Yürüyen ısdırap ve isyandılar
Bedenleri esir, ruhları özgür
Hayal kırıklığı, ümitsizlik ve kindiler
OĞULLAR GİDERKEN
Ey oğul,
Yiğit oğul.
Yarın yola çıkacaksın
Emirin demiri kestiği yere,
RÜZGARI DİNLERKEN
Deli dolu konuşursun
Bana doğruyu söyle
Gözyaşımı toka yapıp
Saçlarıma bağladım
Tilkiler çıkmamıştı inlerinden
Dereceler soguktan patlamıştı
Çünkü donmuştu cıva
Sokak lambaları sönmemişti hala
Geceyle gündüzün buluştuğu noktadaydım
Yola çıktığımda
SAHİPSİZ YALNIZLIK
Tedavisiz bir yalnızlık içinde
Aşk olanaksız bir tutkuydu
Ele geçmezi yakalama çabası
Süresiz, derinliksiz, güvensiz
SAMSUN’DAN GELEN IŞIK
Samsun’dan doğan ışık
Şavkıdı kuzey yıldızlarıyla
Düştü Anadolu’nun ortasına
Tanrılar toprağına
SAVAŞ
Dev bir aydınlık boş ovaya uzandı
Deniz döndü yalnızlığına
Kovarak insanları kıyılarından
Ama hala barış vardı, barış umudu vardı




-
Aysen Kardes
Tüm Yorumlarabicim sen iyi ki varsın beeeeeeeeeee...