Bir bakış, bir dokunuş, bir duyuş, bir gülümseme, belki
de yanılsama, kavrayış, geceyi duyamama, yok olanı düşleme, bildiğini soramama, var olanı unutunca bazen bir hatırlayış, süzülüş damla gibi, karıncaya karışma, susuzluğun sesi, damağımdaki tat, zevk-ü sefa. Belleğim paramparça. Gündüzden kalanla birikip yığılan onlarca. Üstelik yerimde kim olsa aynısını söyler. Bu sen misin tül perdeler? Dokunduğum sen misin yoksa kelimelerin mi? Bu ben miyim Allah’ım, benim sinirlerim mi?
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta