Hilye-i Şerif Övgüsü Şiiri - Ömer Işık 2

Ömer Işık 2
37

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Hilye-i Şerif Övgüsü

Onu rüyada görmek, Levhaya yansıtmak,
Bir çağ yaşayıp, gelecek çağları aydınlatmak,
Kainat güneşini, eserle, hatlarla resm etmek,
Ne mübarektir, Hazreti Peygamberi övmek,

Nice müellifler, sırla Hilye-i Şerif yazmışlar,
her biri birbirinden güzel tavsiflerle,
Aslında koca kitabı sığdırmışlar, hikmetle bir levhaya,
Hamdele, salavat, edebi metinler derc edilmiş,
Her bir çizgisi hikmete mebni, Ona özlem,
Onu ne kadar övseler yine eksik,
Muhakkak o övgü daha fazlasına lâyık,
Aslında her kimse kendi ağırlığınca Onu görür.
Birbirinden usta hattatlar yarışa girmiş,
Onu anlatmak, hem edep hem nezaketle,
Bu güze yarış için maharetlerini koymuşlar, yine de Onu görmek
Ruhaniyet ile istimdat gerek:
Resûl-i Ekrem, uzuna yakın orta boylu, mütenâsip bir vücûda sâhipti.
Yaratılışı fevkalade, Göğsü geniş, iki omuzlarının arası açıktı.
İki kürek kemiği arasında nübüvvet mührü vardı.
Kemikleri, eklemleri irice, teni gül gibi pembemsi beyaz,
Nurani ve parlak, İpekten yumuşaktı.
Mübârek vücûdu dâimâ temiz idi,
Rayihası ferahlık verirdi.
Teni ve teri, en güzel kokulardan daha hoş bir letafette idi.
Bir kimse O’nunla musâfaha etse,
Bütün gün O’nun latif kokusu ile mütelezziz olurdu.
Sanki güller, kokusunu O’ndan almıştı,
Mübârek elleriyle bir çocuğun başını okşasalar,
O çocuk, güzel kokusuyla diğer çocuklardan ayırt edilirdi.
Terlediği zaman teni, gül yaprakları üzerindeki şebnemleri andırırdı.
Sakalı gür idi. Uzattığı zaman, bir tutamdan fazla uzatmazdı.
Vefât ettiklerinde, saçlarında ve sakallarında yirmi kadar beyaz vardı.
Kaşları hilâl gibi olup iki kaşı arası birbirinden uzakça ve açık idi.
İki kaşı arasında bir damar bulunurdu, Hak için öfkelendiği zaman kabarırdı.
İnci gibi dişleri olup dâimâ misvak kullanırdı, .
Kirpikleri uzun ve siyah idi.
Gözleri büyükçe, siyahı tam siyah, beyazı tam beyaz idi.
Sanki gözlerinde kudret eliyle ezelde çekilmiş bir sürme vardı.
Müstesnâ rûhî yapısının kemâli gibi, vücut yapısının cemâli de eşsizdi.
Sîmâsı, geceleyin ayın on dördü gibi parlardı.
Hazret-i Ayşe buyurur ki:
“Resûlullâh’ın yüzü o kadar nûr saçardı ki, gece karanlığında,
İpliği iğneye O’nun yüzünün aydınlığında geçirirdim.”
İki kürek kemiği arasında nübüvvetine âit ilâhî bir nişan vardı.
Birçok sahâbî, onu öpebilmenin aşkıyla yanardı.
Vefâtı esnâsında bu mührün gayb âlemine gitmesi, irtihâlinin tasdîki oldu.
Mübârek ve nurani vücudu vefatından sonra hiçbir değişikliğe uğramamıştı.
Nitekim Hazret-i Ebubekir, mahzun, mağmum, gözü ve gönlü yaşlı,
Bir şekilde “Varlık Nûru”na nazar ederek:

Ömer Işık 2
Kayıt Tarihi : 21.5.2020 21:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ömer Işık 2