Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
SEYYAH'IMA
Sen gönülden gönüle gezen seyyah
Bilmem kaç zaman önce
Göz bebeklerimden geçtin
Nasıl oldu bilmem ama
Ben seni çok sevdim
Dilim tutuldu
Aklım durdu
Evren o an tüm işlevini durdurdu
Ve sen iliklerime kadar beni zaptettin..
Hani aşktı tek istediğin
Hani yürek çırpınışları
Hani günü geceyi zapteden yürek kıpırtıları
Ben sana ,
Aşkların en güzelini verdim
Beğenmedin....
Kaçıp gitmek mi lazımdı senden
Yüreğinde sızı olmak için
Beni çok sevmen için
Seni terketmem mi gerekti veya
Görmek
Dokunmak
Hissetmek
Sende büyüsünü mü bozuyordu aşkın
Senin yüreğinde kıymet bulmak için
İmkansız mı olmak lazımdı
Ayrılıkla mı vurmalıydım seni
Ardımdan gelesin diye
Seni darmadağın
Seni permeperişan mı etmeliydim
Bensizlik yolunu kaybettirsin
Nereye gittiğini bilme diye..
Lanet olsun !!!
Hiç bir zaman
Uğruna bir şehirden bir şehire bilinçsizce gittiğin olmadım
Uğruna içinin yandığı
Bile isteye canını yaktığın olmadım
Adıma şiirler yazdığın
Dinlediğinde aklının ucuna gelipte
Yüreğini sızlatan bir şarkı olmadım
Türkiye'nin seksenbir vilayeti sığdı da yüreğine
Bir ben kendime yer bulamadım...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!