Şehirden döndüm köyüme
Bana akıl ver muhtar bey
Bakıp sosyetik halime
Beni görme hor muhtar bey
Kızma niye geldi diye
Marangozdur Murat usta
Müşteriyi eder hasta
Çok mahirdir bu hususta
Aha bugün, aha yarın
Bu nasıl iş anlamadım
Gençliğimi takas ettim gurbette
Şu ömrümü bir, bir çalan yıllarla
Sıla için hasret çektim, beyhude
Yaren oldum sonu gelmez yollarla.
Hayallerim gerçeklere sığmadı
Gurbet bizi tutsak etmiş
Gel demekle gelinmiyor.
Ölen ölmüş giden gitmiş
Kal demekle kalınmıyor.
Kar tutmuyor kara dağlar
Öz nefsine münekkit
Olmak nasip işidir.
Namaz günde beş vakit
Kılmak nasip işidir.
Yenebilen fendini
Bu kaçıncı bahar gel de sor bana
Nevruzlar çiçek açtı, neredesin?
Mayıs ayı yol gözlemek zor bana
Herkes yaylaya göçtü, neredesin?
Göçmen kuşlar, sıra sıra dizildi
Ninem; bu mektubu sana yazdım
Azıcık içim doldu haberin olsun
Bu olanlardan iyicene bezdim
Her şey bizi buldu haberin olsun
Eski köy kalmadı ne bağ var ne tarla
Ben her şeyi bilirim der, fikir fakiri
Nasıl köşe dönerimdir, fakir fikiri
Yirmi birinci yüzyılın insanı
Beyni ev sahibi, aklı kirada
Beyhude yaşar müslümanı
Alnı secdede, gönlü parada
Selam söylen, Karahisar iline
Höllüğünü, toprağını özledim.
Eğri belden esen hoyrat yeline
Ağaçlarda yaprağını özledim.
Kılıç kaya gözyaşımı saklasın
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!