Gördüm onu dün ben,çeşme başında,
Aklımı başımdan,aldı o dilber,
Testiyi doldurmuş,sürme kaşında,
Beni benden aldı,o güzel dilber.
Gezdim dolaştım tüm, memleketimi,
Ne güzel illeri,köy kasabası,
Her yerde ben gördüm,cömert insanı,
Allaha hamdolsun,güzel vatanım.
Ömür geçiyor bak,yaklaştı ecel,
Geliyor Azrail,haberin var mı?
Döküldü yapraklar,yerlerde gazel,
Solup gideceksin,haberin var mı?
Kıyamet yaklaştı ölüm kapında,
Ecel seni bekler haberin var mı?
Ayaklar yürümez yemekler boğazda,
Düğümlenir kalır haberin var mı?
Yaşarlar Habib Baba,Sultan Murat devrinde,
Yaşlı fakir kimsesiz,ama mübarek kimse,
Gelir sefer sonunda,yerleşir İstanbul'a,
Atmak için tozunu,varır oda hamama.
Niyyeti temizlenmek,denk etmek ruh bedeni,
Taze güldün sen onbeşinde,
Kaçtın evinden bir gecede,
Uyuyordun hep dizlerimde,
Hemence soldun güzel kızım.
Şükürler olsun ki Cennete vardın,
Ölümsüz cennette tahtını kurdun,
Misk-ü anber koktun nurlara bandın,
Cennette Yurduna girdiğin zaman.
Sordu birgün Fatıma,evde Resulullaha,
Cennete hangi kadın,ilk önce girer söyle,
Buyurdu Resulullah,vardır falan mahalde,
Girer kızım cennete,o hatun senden önce.
Kapanır kapılar ağlar insanlar,
Ümitler tükenir dişler gıcırdar,
İnsanla cinlerde başlar feryatlar,
Cehennem kapısı kapanır birgün.
Bir gece ansızın evi terkettin,
Geride gözyaşı bırakıp gittin,
Dertlerin tükenip bitti mi sandın,
Kalbime hançeri sokupta gittin.
Fayda vermez artık akar kanlarım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!