Bugün takvimlerden hicâz mevsimi
İçim alev alev üter beynimi
Sahile yaklaştı o eşsiz gemi
Bayram arifesi gözlerde yosun
Hakk'ın habîbine gelmiyor musun
Müjdeli belde hem büyülü durak
Hüznün coşkunluğu çöktü yine bak
Hak ferman eylemiş öteyi bırak
Ezanlar sahici gözlerde yosun
Bilâl-i Habeş'e gelmiyor musun
Mîkat dilencisi ölesiye ben
Mübarek beldeye "Gel" der Var Eden
Ümit bavullayıp kavuşsak tezden
Hilal'in sadası gözlerde yosun
Huzur-ı İslam'a gelmiyor musun
Turnalar misali gülü hecele
Gül yoksa gün öksüz ağla gecele
İsmini cezbele ruhun yücele
"Cennet Bahçesi" ah gözlerde yosun
"En Sevgili"ye sen gelmiyor musun
İnsanlık şurası pek uhuvveti
Ümmetin sevdası samimiyeti
İbrahim dedemin son emaneti
Hacerü'l-Esved ah gözlerde yosun
Mekân-ı mahşere gelmiyor musun
Ulvi sabırsızlık yolculuk başlar
Her renkten her ırktan Arap Habeşler
Bir hedefe koşar cümle kardeşler
Hüznü seyreylerler gözlerde yosun
Nebiler şahına gelmiyor musun
Sırat-ı müstakim ahval-i beşer
Nihayetsiz sofra adeti îsar
Diriliş şehâdet hayra koşar şer
"Keşke" sayfaları gözlerde yosun
Nur yüzlü diyara gelmiyor musun?
Mekke hem Medine hikmet halesi
İlelebet yanan vecd meşalesi
Ümmetin kurtuluş mücadelesi
"Lebbeyk" nağmeleri gözlerde yosun
"Ashab-ı Güzin"e gelmiyor musun
Minber mihrap kütük harım orada
Çokluğum yokluğum varım orada
Hasretim gurbetim zarım orada
Aşkı hüzzamlarlar gözlerde yosun
Mukaddes beldeye gelmiyor musun
Sıddıklar diyarı manevi yarış
Sırat-ı müstakim imana varış
Tılsımlı bereket secde yakarış
İblise taarruz gözlerde yosun
Taif'e Hayber'e gelmiyor musun
Ne büyük bir mana sadalara ses
Yârine koşuyor çığlıkla herkes
Aşkın sahibine mesteyleyen his
Kalplerde kor ateş gözlerde yosun
Cebel-i Arafat gelmiyor musun
"Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk" aşk yeri
Aşkın coğrafyası ezelden beri
Ümmetin mukaddes arzuhalleri
Dillerde aşk sesi gözlerde yosun
O eşsiz diyara gelmiyor musun
Kayıt Tarihi : 16.03.2015 18:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Değerli kardeşlerim; Bu defa mısralarımda, şahsıma münhasır bir şeyleri çok kısa olarak paylaşmak istedim. Uzun senelerdir girdiğim kuralarda bu sene hac yolculuğu göründü, şükür… Hem seviniyorum hem de bu kirli ayaklarımla o kutsal beldeye ayak basmaya utanıyor, mahcup oluyorum… Dokuz sene önce kaydolduk, niyetlendik; kısmet 2019’aymış, inşallah temmuzda Mekke’de olacağım. Mevlama hamdolsun… Paylaşmayı faydalı bulmadığım tufanlar kopuyor ruhumda adeta. Bu gelen davet belki de yaralarıma merhem, sonsuzluğa köprü, yalnızlığıma inşirah olacaktır inşallah; kim bilir. Mutlulukla ağır yaraların harmanlandığı bir iklimi yaşıyorum. Helalleşeceğim akrabalarla, komşularla… Ve soysuzlarla, vicdansızlarla da helalleşeceğim; onlara da dua edeceğim. Çok kutsal bir yolculuk bu çünkü. Umarım beni Kâinatın Efendisi’nin bulunduğu topraklar bağrına alır, dönmemek üzere… Dedem merhum Hacı Sâdi (1950…) hep anlatırdı: Hicaz’a gittiğimde beni dolaştıran bir delilim (şimdiki tabirle kılavuzum) vardı, derdi. İsmini bir parça kâğıda yazdırmış, hiç unutmazdı. Düşündüm de benim de delilim Kâinatın Efendisi olur inşallah; huzuruna kabul buyurur ve bir daha “Ömerciğim” der, bırakmaz… Şefkat abidesi, der mi der inşallah. Hepinizden şimdiden haklarınızı bu kardeşinize helal etmenizi diliyor, “Hicaz Mevsimi” isimli şiirimle saygılar sunuyorum.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!