Senin hiç gözyaşlarına eşlik eden hıçkırıkların
Işığında şiir yazdığın mumu söndürdü mü?
Söndürmediyse bilemezsin, yorma kendini.
Ya baş harfiyle başlayan tüm lügâtların
Devamı o isim olsun diye ümit ettin mi?
Etmedinse bilemezsin, yorma kendini.
Sevmek nedir bilirim dersin, güya sen de yaşamışsın
Sen hiç seni sevdin mi?
Sevmedinse bilemezsin, yorma kendini.
“Erkek adam ağlamaz” deyip karşısında babanın,
Sabahlara dek gözyaşlarını yastık altına sildin mi?
Silmedinse bilemezsin, yorma kendini.
Hayallerin yıkıldı diye güneşli karanlığında sabahın,
Daha başındayken yolun, sonunu tarumar ettin mi?
Etmedinse bilemezsin, yorma kendini.
Bir tebessümü için seni sevmeyen o kadının,
Tüm gözyaşlarını önüne serdin mi?
Sermedinse bilemezsin, yorma kendini.
Ya bir kul için bunları yaparken düşüncesiz, ansızın
Yaşadığın hayatta yaşayan sen, kendin mi?
Kendin değil, bilirsin. Birazda yor kendini.
Tahsin Bağcıvan
20/04/12 00.32
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta