Dosttan ve düsmandan ayri tutuyorum seni.
Eger günesin batidan dogmaya çirpiniyorsa, beni anlaman için bütün gerekçeleri kaldiriyorum. Artik dünya, kamburumda ki igneli besiklerde tarazlanmis, yagmurun gardiyanligindan rüzgârin husumetine sükre durmustur. Ellerim geçmis takvimlerin sonbaharlarina dokunmuyorsa, benimde yedekte tuttugum müntehirligim var elbet. Ve duvarlari incitmemek için aklimin betonlarina kazidigim zaman figürlerim. Ne zor is incitmemek için incinme sanati.
Simdi anlatacaklarim var sana…
Ruhuma kusursuz infazlar yükleyen geceye, ruhumu kendi ellerimle yakmadan, öldürmeden içimde ki son merhameti, küllerini bir yüzük gibi yildizlarin boynuna takmadan teslim olmayacagim. Beni beklemeyecek günesin aydinligi biliyorum. Yeni zindanlara misafir edilecekse yalnizligim, bu bende ki iç çekisin alin teri demektir. Gecenin her zerresine sinmis aglamakligimla gögü kanirtarak kazandigim, insanin savasmadan, bilekleri kopmadan kazanilmayacak zaferlerim var elbet.
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




harika:)
güzel yazmışın aga.
o kadar ince
o kadar içten
o kadar son raddede ...
eyvallah
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta