Elimde kırık bir ayna, yüzümde bin bir yara,
Düşürdüm tertemiz ömrümü, bitmez bir dara.
Zaman akıp giderken, ben hep yanlış yola saptım,
Kendi ellerimle ben, kendi evimi yıktım.
Sözlerim ok oldu, vurdu en sevdiklerimi,
Görmedim o an, kırdığım o ince yürekleri.
Şimdi boş odalarda, sadece sesim yankılanır,
Pişmanlık dedikleri, insanı diri diri yakandır.
"Keşke" demekle dönmüyor, giden o güzel günler,
Geri gelmiyor artık, o duman olmuş dünler.
Vebali omuzlarımda, bir dağ gibi çöktü ağır,
Ben feryat ederim ama dünya artık sağır.
Gözümden akan her damla, bir özürdür aslında,
Lakin ne hükmü var, bu hayatın son faslında?
Yüreğimde bir sızı, geçmek bilmez bir ağrı,
Kendi kendime kapattım, her nurlu, ak yolu.
Rabbim, bu pişman kulun, kapına geldi mahzun,
Günahlarım bir derya, yolum ise çok uzun.
Bir "ah" çeksem derinden, yer ve gök sarsılır mı?
Bu kadar kırdıktan sonra, şu gönül onarılır mı?
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 6.2.2026 00:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!