Değmesin hüznün tılsımı koynuna
Vurmasın ayazı cam parıltılarına
Öyle bir sokul ki yüreğime mehtabıma
Bakmaya kıymasın gözüm kör olsun
Cemre düşmeden kuru toprağına ayaz dağına
Vakti gelir eğer varırsam yanı başına
Koklarım telini saçının çekerim nörüme
Tutmaya kıyamadığın kelebeğin olurum
Kırılmayan dallar tutunası ellerim
Sevgiye tutunamaz olur yokluğunda
Eserler bırakılmış isli tozlu yıkıntılar altında
Seninle çürümeyi yüz tutmuş bir dalı yeşertir bu yürek
Kalmasın soğuk odalarda ruhun benliğin
Isınalım ver elini ellerime tılsımlı sevdamızın güneşinde
Yorgunluğumu aldığı zamanla baş başa kalmadan
Umudun beslediği kedi yavrusu olurum seninle
Koptu kopacak balık ağına takılışında
Yakasını sıyırdı soluksuz kalıştan sevincine dalışta
Bir günüde kurtarmış sevincini yaşarım senin nöründe
Cümlene harf kelimene kafiye olurum senin
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını