Bana şehir verin
bir de şiir, yürüyeyim yapayalnız yollarında
dönemeçleri kafiyesiz olsun
ayrılıklari düpedüz
açlıktan öleyim sabaha karşı
güneş yetişsin imdadıma
parkları yeşil olsun
ağaçlarında hazan yaprağı tek tük
gömütlüklerinde büyük bir sessizlik
eski ağıtları kör kütük
eski dostlar kervanı da istemem
yol üstünde
dosdoğru dost olsun kalanlar
gidenler zaman sarısı sayfalarda anı...
Bir sihir verin bana
bir de sihirbaz şair, söyleyeyim ona
tüm hikâyeyi, yazarsa yazsın
yazmaz ise canı cehenneme, hece yağsın başına daracık kelimede
ilhamını da alsın gitsin başımdan, başımdan o hergele...
Bülent Öntaş, 20/11/2025
Bülent ÖntaşKayıt Tarihi : 29.11.2025 02:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




bir de sihirbaz şair,
.
...
.
VII
ki hokus pokus aşk,
öyle mi;
şapkadan çıkan tavşanlar,
zamansız koştular havuç şekerlemesine,
illüzyon çabuk bitti ve
çocuk yürek,
doyamadan gösteriye,
kapandı kalın bordo perdeler…,
tıkanıp kaldı,
beklenmedik gidişin boğazımda,
ki yutmaya kıyamıyorum...,
ah;
dünyanın işini mahşere bırakmadan,
ve ölüm gelmeden yaşamak gerek hayatı,
güzellikler, iyilikler, sevgiler ve,
ve aşk ile…,
kavuşuruz belki de,
fanilere pîr olunan yaşlarda,
belli mi olur,
umutlar solmasın,
ki ölüm için henüz pek erken…,
sen;
en çok kendine kıyabilensin,
uçurumlara atlayabilecek kumaştayken,
yaya kalmayı da seçebilirsin sen,
ki nefeslerin vahdet kokar senin…,
yeni bir hayat bahşeden
beyzaden olmak kadar; güzelsin…,
kaf dağının ardına kaçılır seninle aşk,
upuzun yollar aşılır seninle aşk,
açılmaz sanılan kapılar açılır seninle aşk,
hatırlar gönüller yapılır seninle aşk,
yaradana yâr diye tapılır seninle aşk,
ah;
sen endamı zarif dağlar gibi,
gönlü dipsiz ummanlar gibi,
güzeller güzeli bir toroslar çelebisi,
olgun ve mütekâmilsin,
hiç nefessiz kalmadım sende…;
hiçbir ikliminde soluğum kesilmedi,
gözlerinin derinliklerindeyken…,
varlığımı bağlayıp tutunduğum cansın,
alın yazım,
müjdemsin sen benim, sevincim;
simsiy/ah hakikatim ve hakikatlim,
kaderim…,
işaretlerinle yükseliyorum basamak basamak,
uzaklıkta yakınımsın sen benim,
serinliğim,
ışığımsın sen benim,
sır kâtibim…,
ah;
bana pür/nûrdur senin nârın,
ağyarını alev alev yakar,
kandilimsin gönlüm ve lisanımda,
yıkandım yüreğindeki esrarlı ırmakta
ve çağladım;
aşkınla yoğrulup ötelere ağladım…,
seni üzgün bulsam ben solarım,
iyi görmeliyim sürekli seni,
ki belki bencillik,
belki haksızlık bu bilemem,
yakıştıran yaradan sana sevdanın karasını,
bir de ben yakıştırdım kendimi yamacına,
senden habersiz,
ah;
hasreti içime dolan,
bendesi olduğum yârim,
beni özleyen beni anan yârim,
vadesizim, mecalsizim, çaresizim,
şu kandil gününde,
münzevi bir derviş kadar sensizim,
sahipsizim,
garibim, bir fukara isimsizim,
ah;
yüreğine kara kirpiklerle diktin beni,
sana bulutları göstererek,
- bu tabloyu kim yapmış
diye sormuştum,
sense,
- gökyüzümsün
dedin bana madem,
o halde söyle hekimim;
hangi yeryüzü gökyüzüne bakmaz…,
ve sanılıyor mu ki,
gökyüzü de yeryüzüne meftun değildir…,
TÜM YORUMLAR (1)