Her Yusuf Kuyunun Dibine Düşmez. Kimi de ...

Ahmet Gürlek
1250

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Her Yusuf Kuyunun Dibine Düşmez. Kimi de Aya Yıldıza Düşer.

HER YUSUF KUYUNUN DİBİNE DÜŞMEZ. KİMİ DE AYA YILDIZA DÜŞER

Gözlerindeki güneş bin yıllık Anadolu'dur yüreğimde... Hiçbir güneş ışığını vermekle aydınlığını kaybetmez. Mutluluk göklerdeymiş anladım... Başımızdan yüksekmiş gönüllerimiz. Gönülde doğmadan güneş, aydınlığı görmez gözlerimiz. Güneş doğmuş, güller açmış ve yıldız olmuş gözler. Bir tablo var, çizilmiş gönlünde... Belki biraz yaslı, belki de yaşlı... Yine de sevinçli ve aydınlık olsun yüreğin. Her yaprak giderken sonbaharda, baharda açacak bir tomurcuk bırakır dallarda. Bir tomurcuk kadar güzeldir bir insanın çimlenmesi. Çocuksun... Büyüdükçe başın ağrır, kalbin yanar. Ve tutundukça koparırlar hayattan dallarını, allarını... Bırak şimdi fallarını, iyi seç yollarını. İnsanda temelde iki duyu vardır. Biri düşünme... Biri de sevme. Biri akıl, biri de kalp. Beş duyu hayvanlarda da var... Akrepte, yılanda, çıyanda ve dağdaki domuzlarda da var... Kalem aklın dili, dil gönlün tercümanıdır. Her kalem bir eliftir ve yazar yüreklere. Belki güç tükenir; fakat akıl ve inanç tükenmez. İki dil yeter bir insana.

Her yerde ben varım: Bütün hain ellerde... VE TÜM GÖNÜLLERDE... Fırat'ın yaşında, Sırat'ın başında ben varım. Ata binen ardına bakmaz.' Bence sağlam tut dizginleri ve kırbaçlayın atını ufuklara kadar... Oradan öteye atınız gidemez belki. Ve size de ufukta görünür, ufuktan ötesi. Doludizgin atlarla dört nala ufku geçip giden duygu ve düşüncelerin açık bıraktığı kapıdan, ufku görenlerin de geçmesi dileğiyle... Kendimizden geldik, kendimize göçeceğiz.

Tarlalarda ekinlerin boyundan büyük olur ya başaklar… İşte öyle duygular. Engin… Zengin… Ve hep başından yüksektir gönlün. Gülün olduğu yerde al da olur. Ağacın olduğu yerde dal da olur. Işığa dönsün yüreğin, karanlığı delemezse bırak da kırılsın. Güneş kendi aydınlığında, tüm yıldızlar gecededir. Canan girmiş can kutsaldır... Canana verilmiş can kadar. Sevdiğin sevdandır, sevdan da yüreğin senin. Büyük suların derinliği büyük olur... Büyük sevdaların hasreti büyük. Bir ışık ol ki, görecek gözler seni beklesin. Bir umut yeter bir dağı delmeye, çölleri geçmeye yeter. Bir umut... Çok hazine eder.

Bir harabeye döndürdüğümüz dünyanın en karanlık yerlerinde viraneye dönmüşse sevdalar... Ve eti için bülbüle, teni için güle düşmüşse eller, çok daha anlamlı şimdi varlığın. Yedi iklim, yedi renk, yedi kıta ve bir Anadolu yüreğinde senin. İnsanın en güzel eseri yüreğidir hem engin hem de zengin. Öyle ol ki, gül kıymeti bilmeyen gülistana giremesin. Silinir alevler külü silinmez... Seven silinir de gülü silinmez. Ateşin külünü, sevenin gülünü kim silebilir... Aşkı külden iyi, seveni gülden iyi kim bilebilir. Her yürek sevdası kadardır. Ya büyük sevmeli ya da sevdiğini büyütmeli yürekler. Sevdaların kalesi, sevgilerin bahçesidir yürekler. Sevdası büyük kaleler yıkılmaz, sevgisi üstün bahçeler solmaz. Aklın ve gönlün tertemiz olmalı duru sular gibi. Kirlenince bunlar, hava, su, toprak kirlenmiş. Ve ışığı bile sahte olur güneşlerin... Dikkat et, kir düşmesin yüreğine. Bir millet tarih yapar, bir illet tarih yazar. Her illete yeter bu millet. Ve bu milletin evlatları bir sancak gibi dalgalanır göklerde. Biz hükümlüyüz, kaybettiklerimiz hükümsüzdür. Belki çıkar eldeki lekeler, izleri de çıkar belki de... Ya duygulardaki düşüncelerdeki lekeler... Hangi somut el çıkarabilir o soyut lekeleri... Pişmanlıkların hasadıdır hüzün ve yaşamın harmanıdır ölüm... Hakkımızı avucumuza koyarlar bir gün. Kimseler suç işlemesin o yüzden. Polisin elinden kurtulsa bile insan, vicdanının ve ölümün elinden kurtulamaz. Ve kirlenmesin insanlığım onu ölüm bile aklamaz. Her darağacı bir boydan yüksektir her zaman. Öğret ki, kimse boylamasın darağacını. Bir bıçağın yarasını anlatırlar hissedersin, bir de bıçak saplanır sinene yaşarsın acısını... Bir şarabın sarhoşluğunu anlatırlar dinlersin hikâye gibi, bir de sen şarap ile şişe de dert ile dolana kadar yaşarsın şarabın gazabını... Suçlu senin kanunun ile yargılanır sen düşersen vicdanına.

Elif öldü diyene dal mı kaldı
Bülbül öldü diyene gül mü kaldı

Sevildiğin kadar mutlu, sevdiğin kadar da büyüksün. Büyük insanlar, gölgesi olan değerli anaların ışıklı meyveleridir. Bire bölünmüş sıfır kadar başarılar, göklerin ayına yıldızına.

ÖYLE BİR DOST

Seni sevdim
Seni seveni de sevdim
Seni benden çok sevene
Ümmet oldum…
Kul oldum…

Bir kula ümmet oldum
Kula kul olmadım
Seni sevdim
Aşka kul oldum
Başka kul olmadım

Ahmet GÜRLEK
derdiderun / doludesti
_________________
Kar üstünde beyazdır sevdalar...

Ahmet Gürlek
Kayıt Tarihi : 4.5.2010 09:18:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bu bir hikaye değil, sevdadır yüreklerde...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ahmet Gürlek