Henri Michaux Şiirleri

24 Mayıs 1899 - 19 Ekim 1984
7

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Belçika asıllı Fransız yazar, şair ve ressam. Yapıtlarında, insanın düşlerinde yansıyan ya da halüsinojenlerin etkisiyle ortaya çıkan iç dünyasını işlemiştir.
Tıp öğrenimine hazırlanmak üzere “doğabilimleri birinci sınıf öğrencisi” olarak Özgür Brüksel Üniversitesi'ne kaydoldu, ancak eğitimini kısa süre sonra yarım bıraktı. Bir gemiye denizci olarak girerek Asya'yı ve Güney Amerika'yı dolaştıktan sonra 1922'de Paris'e yerleşti. Orada bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra, şair Jules Supervielle'in sekreteri oldu. 1927'de Qui je fus (Ben Kimd ...

Henri Michaux

İndir bayraklarını, kalbim
Yeter çarpıştığımız,
Ömrümü noktala artık.
Ödlek diyemezler bize
Elimizin erdiğince yaşadık.

Devamını Oku
Henri Michaux

-1-
Burada diyor, yalnız ayda bir görüyoruz, güneşi, oda pek kısa bir süre için. Gözlerini ovuşturuyorsun günlerce önceden. Ama boşuna. Değişmiyor hava. Saati gelmeden görünmüyor güneş.
Sonra yapacak sürüyle iş var aydınlık kaldıkça, öyle ki birbirimize bakacak zaman bulamıyoruz bu yüzden. Tatsız olan, geceleri çalışmak gerektiğinde, ki gerkiyor, durmandan cücelerin doğması.


-2-

Devamını Oku
Henri Michaux

Ve böyle hep kargıyla delinmedir bu
üşüşen arılar gözün üstüne
üşengenlik
ve böyle hep çıplak böğürdür


Devamını Oku
Henri Michaux

Doğaya benzer, doğaya benzer, doğaya benzer,
Doğaya, doğaya, doğaya,
Tüye benzer,
Düşünceye benzer,
Ve bir bakıma yer yuvarlağına benzer,
Durmayan, gerçekçiliği olmayan şeye, gömülmüş

Devamını Oku
Henri Michaux

Bensiz alıp başını gidiyorsun hayatım
Yuvarlanıyorsun,
Ve ben, bekliyorum hâlâ bir adım daha atmayı.
Kavgayı başka yere götürüyorsun.
Boşaltıyorsun böylece beni.
Asla izlemedim seni.

Devamını Oku
Henri Michaux

Bir kent kuracağım size papatyalarla!
Kuracağım size harç koymadan, ölçüp biçmeden
Yok edemeyeceğiniz bir yapı,
Bir köpüren belirginlikle
Dayanacak ve şişecek, burnunuza anıracak bir yapı,
Hem de donmuş burnuna Partenonlarınızın, Arap

Devamını Oku
Henri Michaux

I
Yürümüştü o,, dediler bana, yıllar ve yüzyıllarca, elindeki takvime bakarak.
Ve şimdi, gözden geçiriyor, herkes orda mı değil mi.
25 Aralık'ta, o zamanlar, altı yüz yıl evvel, henüz ebeveynleri doğmamış askerler,icat edilmemiş silahlar ve keşfedilmemiş bir yerdeki büyük katliamla buluşacaktı.
Herkes buluşma yerine geldiğinde o ölü bulundu, ama hâlâ ılıktı vücudu.

Devamını Oku