Hayyal Şiiri - Bünyamin Özdemir 2

Bünyamin Özdemir 2
27

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Hayyal

HAYYÂL*
at atagan at beredi*

_Ektim biçtim
Beş on onbeş yirmi..

Ooooo'ooo’oo'oo
Bin bereket sürüsüne
Nerede er meydanı ve
At meydanı görse
Girdeğe girmeden
Kabak asıyor.

Türk müsün? Hiç korkma
Aykızın çehresini çatma
Diyelim ki Müslümansın
İkrar et! İnkardan sakın
Asla ve kat’a kat’iyyen
İsimlerin arasını açma
Birbirinden Güzel
Hepsi de Esma
El-Müntekim
Er doğuyor.

Bir hayl'i
Siyasetim
Firasetim
Kuvvetlerim..
Hepsi benim.
Sürü sürü
At'ım At'ım
Ad'ım Ad'ım
Alp Gaziler
Yaklaşıyor.

Öt baba İsrafil öt!
Bir kıyamet geliyor
Şimşekler çakıyor
Sancak çözülüyor
Köslere vuruluyor.

Pası pusu silinsin
Kuşbaz kulakların
Borazancıbaşı
Borularını
Öttürüyor.

Bin tuğ
Binlerce kuş
At kılından kamçı
Pek öfkeli bin Ömer
Ölüm Meleği Kelleci
Acımasız Namuscu
Toz Koparan
Demir Büken
Tabuta Girmez
Kabına Sığmaz
Ökkeş Ökkeş ve
Ölü ölü Karacoğlan
Kökten ve göklerden
Her Firengistanın
Tepesine iniyor.

Mıhı nalı
Eyeri yalı
Oku yayı
Elma gözlü yavrı
Ela gözlü Helen
Sayhasından
Korkuyor.

Düşmanın
Tam ortasına
Balta mızrak gürz topuz
Mohaç Malazgirt Sakarya
Mehmed ile Allah
Bir hışımla
Giriyor.

Bozatlı
At ağızlı Hızırlar
Üçoklara Bozoklara
Atiyat suresinden
Ayetler okuyor.

Turk-O-man
Grekleri kıran
Savaşçı sentorlar
Yarım at yarım adam
Yekpare ve tastamam
Atadam geliyor.

Kitapsızları ve de
Azerpayeganları
Darmaduman eden
Rum suresinden
Oğuz boylarına
-Bilhassa öğreterek
Türkmen olanlarına-
Kaşgarlı Mahmud
Ayetler okuyor.

Çıfutları
Medinelerden
Suresinden Bakara
Sepette bir bebe Musa
Bir türlü kesemedikleri
Danalarıyla bostandan
_Annem beni yetiştirdi
Bu yerlere gönderdi
Dallı taşşaklı paşa paşa
Kaynuka Kurayza Nâdir..
Bunları bu nennili paşalar
Ve kılıcımı vurdum taşa
Dah ediyor.

Bız bız dürte dürte
Tersaları zeybek efe
Âlî İmran suresinden
Perilerin Bacalarından
Demini içmeye Baba
Etini lüp etmeye Oğul
Yün eğrirken Meryemana
Taharetsiz kiliselerine
Sırtlarına odun vurup
Vatikana sürüyor.

Ali Asker bir
Düldül Kırat iki
Çatal Zülfikar üç
Ve Battal Gazilerin hepsi
Mihalcik Köseleriyle
Bacıyan-ı Rum
Abdalan-ı Rum
Tahta kılıçlarıyla
Kırşehir - Ahi Evran
Ankara - Ahi Mesud
Zülfazıl Hacı Bayramı Veli
Her köyde tiftik ve keçi
Her koyda koyun koyuna
Koyun kırkılan her bir yeri
Dövme keçe, tepme keçe
Karakeçili Karakoyunlu
Vatan tutuyor.

Susun! Mihrapta
Mızraklı imam konuşuyor
Okçu müezzinler de
Kıpkızıl sesleriyle
Bütün cündilere
Ok gönderiyor.

İl ölür
Töre kalır
Tören geliyor
Törebilen geliyor
At veriyor tamaaaan
Ad veriyor atsızlara
Török kanatlanıyor
Çırpını çırpını
Altımızda Arap
Burak oluyor.

Eyvah eyvah
Hazer dirig
Esef esefaa
Yazık yazıka
Türk attan inmez
Yükselemez
Sallasırt edip
Kız Kulesinden
Kız kaçıramaz
Adı batasıca
Töre bilmez
Töremiyesice
Gürcü dil bilmez
Dede Korkut ve
Attan korkuyor
Atlanamıyor.
Ürkütüyor milleti
Büyük devleti.
Ne olmalı ya sonunda
Tat geliyor işte
Yavaş işareti
Dur işareti
Dikiz aynası
Oto veriyor.

Bidayet benzin
Nihayet motorin
Sonra da e-motor
Şelden Araldan Totaldan
Ot bitmiyor bastığı yerden
Zift içiyor kapakĺı karnından
Ne eşek ne katır ne de beygir
Bidünya yük taşıyor meymenetsiz
Köroğlunun dediği delikli o demir
Azıyor tek dişli canavar azıyor
Vay benim kıratım bozatım vay
Hızırın bastığı hazar yerim vay
Vay ki yaşlı yaşamıyor
Yeşermiyor tohum
Toprağım kuruyor
Gözü açık körler:
Bir, Veysel ölüyor
İki, ozan ölüyor
Üç, yol ölüyor
Dört beş altı
Toz ölüyor.

Arsız çocuk
Ersiz avrat
Başıbozuk
Sivil sivilce
Vahşi Batıdan
Sarı yellow gelb
Şoför geliyor

Arzın kuduz ağzından
Dinazordan fosilden fosurtudan
Köperniğin yer'siz gözlemevinden
Kirletilmiş gezegenlerin lazımlığından
Freudun sapık çocukluk evinden
Maymun dolu uzay mekiğinden
En aşşağılık dünyalardan
Nal değil nalbant değil
Koşu değil koşum değil
Aşk değil aşkar değil
Miraçlı namaz değil
Ay yüzlü oruç değil
Üleş geliyor.

Hânım hey!
Yine de heey!
Deliyim doluyum acılıyım

Kepaze oldu okum
Duvarda yaslıdır yayım
Almış ya Nemçe nazlı Budini
Esiyor tan yelleri salkım salkım
Bozaç turgay ötüyor dertli dertli
Bağlamam deliyor ciğerim
Yağız atlı bin yıllık yorgun
Arabım Aşkarım Kıratım
Köpük köpük ter içinde
Hep gurbette kaldım
Kızıl tüller ardında
Serhat boylarında
Güzelden güzele
Koşa koşa bigüzel
Al Binitli Süvari
Aşktan çatlıyor.

Güzel eeeey
Sevilmeyi sevilmeyi
Ne güzel olmuşsun
Bekle! cüceler ülkesinde

Ey büyücüden kaçmış
Kara karanlık ormanda
Çiçekler içinde uyayan kız
Seher yelinden yaratılan at
Ve aşktan çatlamış beyaz atlı
Bekle öpecek ağzını
Az kaldı.

Elimde elma
Elma gözlü Kırat
Kızıl Elmada hart!sesi
At Üstünde Ok Atan
Bunu böyle yazdı.
________________
Şiirde geçen bazı kelimeler:
*Hayyâl: At terbiyecisi ve çok hayal eden.
*Girdek: Gerdek, çadır, otağ
*Siyaset: Seyislerin mesleği.
Seyis olmayan siyaset yapamaz.
*Feraset: Hemen çabuk kavrayıp anlamak
ve zihin uyanıklığı firasetimizin olmasından ileri gelir. Çünkü atlar kuvvetli sezgilere mâliktirler. Feres at demektir. Feraset ise at terbiye etmektir. Atı terbiye eden atın terbiyesinden geçer.
*At atagan at beredi: Ecdat böyle söylemiş. At veren ad(at) verir. Türklerde ad verme tören ile yapılır ve atımız varsa adımız vardır.
Atı olmayanın adı da yoktur.
Atsız ve adsızdır.

(Talaka Bünyamin Özdemir)

Bünyamin Özdemir 2
Kayıt Tarihi : 18.6.2020 07:19:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Pir-i Kemankeş Muzaffer Türk’ün Turantay ile kardeşliği için söylenmiştir. (1441 Kadir gecesi bergüzar bu şiiri okuyan „sesli” okur.)

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!