Meçhul sevdaların azmettirdiği yitirilmiş benliğin failiyim.
Gururu aşkla, güveni lafla, yarını ahla değiştiren başarısız bir tüccar...
Öksüz kalan hayallerin peşinden koşan ayağı kırık koşucu; bitiş çizgisi olmayan alanda...
Tavşana yenik düşen aslanın mahcubiyetini giyindim derinlerde bir yerde gizli kalmış, unutulmuş sevinçlerin gücünden mahrum yüreğimin üzerine...
Kimsesiz,çaresiz suskunlukları görev edindim kendime. Zaten çığlıklar atıp içimdekileri kussam ne sussam ne?
Beynimin haykırış ezgileriyle dans ediyorum yanlızlığımla.
Tonlarca yükü taşırcasına ağır ve sancılı saçlarım. Kırık bardağım sanki bir yanımdan umut dolduruyorken bir yerlerden tükeniyor yada tüketiliyor umutlar...
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta