HAYATIMIN KADINI
Fevzi Emir Yılmaz
Hayata gözlerimi açtığımda
ilk gördüğüm yüz senin yüzündü.
Cennet bahçesi gibi pırıl pırıl…
Öğrendiğim ilk isim senin ismindi;
duyduğum ilk ses senin sesin,
gördüğüm ilk gözler senin gözlerin.
Kimse sen gibi bakamazdı,
mânâlı ve derin derin.
Hayat dedikleri sen olsan gerek diyordum;
huzur sen, yaşam pınarı sen.
Cıvıl cıvıl neşe saçıp mutluluk veren…
Her sualimin cevabı sende saklı,
her soruyu bilendin,
her gizemin anahtarı sendin.
Aç, tok fark etmeksizin,
istemeden verendin.
Varlığın, varoluşun membağı sendin;
ten bende saklıydı, can sende.
Büyüyüp serpilmek zordu,
istesem de istemesem de.
Gün sen oluyordun mesela, gece ben;
şiir sen oluyordun mısra mısra, hece ben.
Satır satır çözüyordun beni,
sevgiyle cevapladığın tek bilmece ben.
İlmek ilmek,
bir dantel gibi özene bezene örüyordun hayatımı.
Ömrüme silinmeyen imzanı atıp
arşa çıkartıyordun bu küçücük tahtımı.
Telaffuz etmek bile şimdi ne zor bilsen adını;
canında can bulduğum,
hayatımın kadını.
Sığındığım kolların vardı, sarıp sarmalayan,
gözetip koruyan.
Ellerin, ellerin benim şefkat dünyamdı;
gözlerin ışığım, güneşim.
Ve sözlerin, sesin, seslenişin…
Bana yön veren pusulam, öğrenişim,
hatalardan dönüşüm.
Her kelimen,
yeniden dirilişim.
Doğduğum günden beri onlarca güz görse de
yazım, kisim, baharım;
her dem çiçek açacak,
senle var olan, senden var olan dallarım.
Yokluk nedir hiç bilmedim sayende;
hâlâ senin verdiklerinle,
hâlâ senden aldıklarımla varım.
Gökten rahmet gibi üzerime yağanım,
en karanlık anlarıma güneş gibi doğanım,
üstüme titreyip koruyup kollayanım…
Hangi duanın karşılığısın,
hangi iyiliğin ödülüsün sen?
Seni hak etmek için
ne yapmıştım ki ben?
Dedim ya, adını telaffuz etmek dahi zor;
sıfatını izah etmek mümkün değil.
“Ana” demek, “anne” demek
az kalıyor anlatmaya seni.
Tek seslenişte binlerce kez anne desem,
bir kez dönüp bakışını
hak etmiyor kelimelerim.
Hayat verip, hayatım boyu
hayatıma yön verenim;
hayatımın kadını…
Bilsen şimdi ne zor
telaffuz dahi edebilmek adını.
Biliyorum, şimdi olduğun yerden
ufak ufak hayıflanmaya başlıyorsun:
“Bu çocuk neden hâlâ uyumadı,
neden bu saate kadar oturuyor,
neden bu kadar çok sigara içiyor?” diyorsun.
Kızma anne, kızma…
Şimdi sigaramı söndürür,
suyumu içer, usul usul yatarım.
Öyle özledim ki seni,
sen de geç kalma sakın…
Rüyalarıma girmen için
uzuuuun uzun
resimlerine bakarım.
Kayıt Tarihi : 19.3.2025 02:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Anne, babamız birer yaratıcı değil, yüce yaratıcının bizi yaratmasına vesile kıldığı kişilerdir. Bize düşen, vesilelerde takılıp da o vesileleri halk eden Allah'ı unutmamak ve asıl minneti ona göstermemiz lazımdır.
Ne mutlu, evlatlarına Kur'ani ve Nebevi kıstaslar muvacehesinde dinin emretti güzel şeyleri ders veren mübarek anne-babalara ve ne mutlu, aldığı bu dersler çerçevesinde hareket eden hayırlı evlatlara.
Çok teşekkür ederim Hocam Amiiin Amin Amin
TÜM YORUMLAR (1)