Sırf hatırın için veriyorum karanlıklarımı,
Yalnızlığın acınası düşünüşlerine…
Şuh ruhları çağırdım soframa,
Başköşede tabi ki ela gözlerinle yine sen…
Ellerimizde billur kadehler, içleri dolu zülâl…
Biz içerken;
Şeytanlar, korkular ve karanlıklar hepten lal.
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine




olmuyor. üç keredir yazdıklarımı silişim
karabas an öyleyse, üşüsün ve donsun
hay al, lakin gelmese dahi, sabadan
çıkıversin eller dua ile bu çıkmazdan...
ne diyeceğimi bilemiyorum. ha ille de bir kaç satır yazmalı mı? madem söyleyecek bir kaç kelime bulamadım; o halde yazmadan geçeyim mi?
benim penceremden bakamaz kimseler bu aynanın yer yer sırrı kalkmış aksine!
bu kadar üzgünlük göğsümü yaşarttı.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta