Kalbim İzmir'de durdu birden:soğu-u-u-u-uk!
Bu kadar değildi az önce:soğu-u-u-u-uk!
Şu semtteydi ilk sevgilim geçmiş zaman
O sevgili gözü yaşlı-sesi boğuk
'ayrılalım istersen' dediği an
İşte tam bu soğuktu beynimi donduran
Kalbim İzmir'de durdu birden:soğu-u-u-u-uk...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Kaktüsün suya ilgisi gibiydi ona sevdam
Aylarca yeterdi bana hayali bile
söze veya yoruma gerek yok hisset yeter...bu kadar yüzeyselliğin içinde içimizde bir duygu uyandıran herşeye saygı duymak lazım saygılarımla...
aaahh doktorummmmm ben de bu şiirller neden böyle güzelll diyordum ..meğerse içinde izmiiirrr kokusuuu varmııışşş....::))
Umudun hayali..Çok sevdim..
Bu şiire yorum yok..Ezberledim.
Kayan hep yıldız olsun. Yalnızca mevsimler solsun. Ama insanlar kaymasın, ama insanlar solmasın. Anlatım tarzınız ve örgü iyi. Tebrikler. Sandalî. Ahmet Sandal
Aman Osmanım,kaymasın o yıldız körfeze.Daha yapacak çok işin var.Sana ihtiyacı olanları benden iyi biliyorsun.Memleket ister senin gibileri.Çok etkiledi şiirin beni,seni daha çok sevdim.
Çok güzel, çok...Keşke o yıldız, sırtüstü çimenlere uzandığında sevdiğinle, o zaman kaysa...Ama şiirin yıldız gibi parlamış...
çok yoğun duygularda,çok güzel,akıcı bir şiir..kutluyorum
sevgiyle kalın...
Şimdi bir yıldız kaysa körfeze doğru
Gayrı tek bu kaldı umudum
İkili anlam var galiba,ikisi de uyuyor şiire,çok iyi.
Şimdi bir mendil sallasam İzmir'e
Altıbinbeşyüz santigrad saplasam,
Yüreğimi sıkıştıran paslı demire
Yollarında salınsam,
Bakmadan ne ricaya ne emre
Ve kampüs çıkışında bulsam onu
Şimdi bir mendil sallasam İzmir'e..
Şimdi bir yıldız kaysa körfeze doğru
Gayrı tek bu kaldı umudum
Yitirsem tüm yitirmiş yanlarımı
Çeksem şarabı iliklerime-yudum yudum
Koşsam sahilde tüketene kadar son adımı
Ve görene kadar dünyanın çekirdeğini
Haykırsam,'herşey yalan! ' diye
Gayrı tek bu kaldı umudum
Şimdi bir yıldız kaysa körfeze doğru.
Geri bırakılan özlem dolu zaman ve mekan dilimlerinin hasreki esiyor bu şiirin üstünde.
Yaşayabileni rüzgar eeder, deniz eder,sel eder.
Çok hoş bir şiir okudum tadı İzmir üzümü idi
Yüreğim serin dalgalarla dolsun
Saygılarımı yolluyorum
Hamiye Alkış
Bu şiir ile ilgili 33 tane yorum bulunmakta